| Önemli olan, işimizi bitirip eve gitmemiz. | Open Subtitles | ما يهمنا هو اننا انهينا اتفاقنا هنا ويمكننا العودة للمنزل |
| Bence Önemli olan tek şey buraya doğru geliyor olduğu. | Open Subtitles | أظن إن جلَّ ما يهمنا هو إنه في طريقه إلى هنا |
| Önemli olan onu durduracak bir yol bulmamız. | Open Subtitles | ما يهمنا هو أننا نحتاج إلى التوصل لوسيلة لإيقافه. |
| Önemli olan ve kutlayacağımız şey ise bu krizi nasıl aştığımız zorluklarla nasıl mücadele ettiğimiz ve neslimizi nasıl devam ettirdiğimizdir. | Open Subtitles | لكن المهم، ما يهمنا هو كيفية النجاة من الكارثة كيف نثابر ضد الصعاب |
| Kesinlikle. Şu an Önemli olan yanımızda, bizimle olması. | Open Subtitles | بالطبع, لأنَّ ما يهمنا هو أنَّها معنا وبيننا |
| Yapmadın, ama denedin, Önemli olan bu. | Open Subtitles | ما يهمنا هو نيتك على قتله |
| Önemli olan ne gördüğü. | Open Subtitles | ما يهمنا هو ما رأه |