| Sizler... Sizler iyi insanlara benziyorsunuz. Bu adama yaşamak için nedenler sunun. | Open Subtitles | أنتم، امنحوا هذا الرجل مبررات للحياة |
| Seni gebertmem için bana başka nedenler sunma. | Open Subtitles | لا تعطنى مبررات أخرى لقتلك |
| -Nazik nedenler. -Sen öyle tasvir ettin. | Open Subtitles | تلك مبررات فخمه - أنت وصفتها بذلك - |
| Nefret uyandıran insanların mükemmel bahaneleri vardır. | Open Subtitles | الأشرار دائما لديهم مبررات عظيمة |
| Böylece geç kalmak için bahaneleri kalmaz. | Open Subtitles | ليس لديهم مبررات للتأخير. |