| Burada senin için, çevrecilere yaranmaktan çok daha önemli bir şey olmalı. | Open Subtitles | يوجد هنا شيء مهم لك أكثر أهميّة من موافقة بضعة متحمّسين بيئيين |
| Yarışçılar bunu duyduklarına çok sevinecekler! | Open Subtitles | ونود ان يكون متسابقينا متحمّسين وسعداء لسماع ذلك |
| Sonra herkesin özellikle de Darrylin çok sevdiğini söyledi. | Open Subtitles | وقال بأن الجميع وخصوصاً داريل, كانوا متحمّسين |
| Sorun değil, çünkü bizim çok heyecanlı olduğumuz bir fikrimiz var. | Open Subtitles | لا بأس بذلك لأنّنا بالفعل لدينا فكرة متحمّسين من أجلها |
| Buraya geldiklerinde çok heyecanlıydılar | Open Subtitles | كانوا متحمّسين جداً عندما وصلوا هنا |
| Bu harika filmde çalışacağımız için çok heyecanlıyız. | Open Subtitles | نحن متحمّسين للعمل على هذا الفيلم |
| Herkes çok heyecanlı. | Open Subtitles | متحمّسين. |