| Bak, Etiyopya'dayken, tercümanım cesur bir şey yapmaya kalkıştı. | Open Subtitles | انظري ، كنتُ في أثيوبيا ، وحاول مترجمي أن يفعل شيئا ما شجاعا |
| Onunla tanışmanın bir zevk olduğunu işaret diliyle söyledim ve tercümanım bunu benim için çevirdi. | TED | صافحته ورحبتُ به قائلًا، "أنه من دواعي سروري أن ألقاك". قلتها بلغة الإشارة وفسرها مترجمي. |
| Kendi tercümanımı getirdim. | Open Subtitles | أحضرتُ مترجمي الخاصّ |
| İşte bu yüzden tercümanımı getirdim. | Open Subtitles | لهذا احضرت معي مترجمي . |
| Bu da benim Çevirmenim, ders başlamadan önce. | TED | هذا هو مترجمي هناك قبل أن يبدأ الدرس. |
| - Jean-Claude Pistou, elçilikteki tercümanım. | Open Subtitles | -جيان - كلود بيتسو ، مترجمي في السفارة |
| Ouda tercümanım olur. | Open Subtitles | ودا" سيكون مترجمي" |
| Ouda tercümanım olur. | Open Subtitles | ودا" سيكون مترجمي" |
| tercümanımı. | Open Subtitles | مترجمي. |
| Çevirmenim nerede? | Open Subtitles | حسنًا. أين مترجمي الخاص؟ |
| Çevirmenim bozuldu. | Open Subtitles | مترجمي تعرض للضرر. |