İlk soru şu neden Çin, Hindistan'a nazaran çok daha hızlı büyüyor. | TED | السؤال الأول هنا هو لماذا نمت الصين بصورة متسارعة فاقت سرعة نمو الهند. |
Uzay'ın kendisi hızlanan bir tempoda genişliyor. Gökadaların büyük bir çoğunluğu bizden onlardan gelen ışığın bize asla ulaşamayabileceği kadar hızlı ayrılıyor. | TED | الفضاء نفسه يتمدد بوتيرة متسارعة. أغلبية المجرات تتباعد عنا بسرعة كبيرة بحيث لن يصلنا أي ضوء منها. |
hızlı anestezi, Versed, suksinilkolin Pavulon, 4 litre Ringer's 6 ünite 0 RH verildi. | Open Subtitles | نتج عن عواقب متسارعة عالجناها بالبافولون والفيرسايد. |
Sadece her şey çok hızlı gidiyor. | Open Subtitles | كل شيء يسير بسرعة جدا، بعجلة متسارعة |
Özür dilerim. Olaylar hızlı gelişiyor da. | Open Subtitles | أعتذر الامور تحدث متسارعة |
Özür dilerim. Olaylar hızlı gelişiyor da. | Open Subtitles | أعتذر الامور تحدث متسارعة |
Her şey o kadar hızlı gelişti ki. | Open Subtitles | هذه الأحداث متسارعة جدًا |
Kalp atışları çok hızlı. | Open Subtitles | نبضات قلبه متسارعة للغاية |
Epey hızlı oldu. | Open Subtitles | لقد كانت الامور متسارعة.. |
Bugünün olayları hızlı ilerliyor. | Open Subtitles | الأحداث اليوم توالت متسارعة |
De La Pool ailesi elendi. Onların safına o kadar hızlı geçtiler ki aralarında neredeyse su sızmıyor. | Open Subtitles | خرج آل (دي لا بول) وهم يغيّرون تحالفاتهم بوتيرة متسارعة |
hızlı göz kırpma. | Open Subtitles | نظرات متسارعة |