| Neyse, onu acele etmemeye ikna ettim. | Open Subtitles | على أية حال, لقد أقنعته ألا يكون متسرعاً |
| acele etme. Hep böyle yapıyorsun. Burası evimiz. | Open Subtitles | لا تكن متسرعاً, لطالما كنت كذلك إنه منزلنا |
| İlk soruşturmamda biraz acele etmiş olabilirim. | Open Subtitles | ربما كنت متسرعاً قليلاً في تحقيقي الأولي |
| İki yıl oldu. aceleci davranmıyorum. | Open Subtitles | مر عامان، لست متسرعاً أريد أن أوقع واحدة |
| Nasıl diyeyim, aceleci değildi ya da garip davranmadı ya da garip hissettirmedi. | Open Subtitles | تعلمين , لم ... يكن متسرعاً أو تصرف بغرابة او جعلي اشعر بالغرابة |
| Kimse böyle ani karar veremez. | Open Subtitles | لا يستطيع أحد أن يتخذ قراراً متسرعاً |
| Her şey için Nolan'ı suçlayarak acele etmiş olabilirim. | Open Subtitles | تعلمين ربما قد كنت متسرعاً بإلقاء اللوم على نولان بخصوص كل شيء |
| acele bir karar verdiğimi düşündüğünü biliyorum. ama öyle değil. | Open Subtitles | أعلم أنكَ تعتقد بأني أتخذ قراراً متسرعاً وللستُ كذلك. |
| Kardeşini ele vermekte bu kadar acele etme evlat. | Open Subtitles | لا تكن متسرعاً فى بيع اخيك يا فتى |
| Ki bu arada, bu mekanı açmak için bu kadar acele etmesen ve sözleşmeyi okusaydın bunlar olmazdı. | Open Subtitles | التى بالمناسبة كان يمكن تفاديها لو لم تكن متسرعاً لأفتتاح هذا المكان و... |
| Mark, lütfen bu kadar acele karar verme. | Open Subtitles | "مارك " ، أرجوك لا تكن متسرعاً |
| Bu akşam yemekte Curt... neden o kadar acele edildiğini anlamadığını söyledi. | Open Subtitles | (كيرت) قال بالمطعم الليلة أنه لم يكن يرى كم كان متسرعاً. |
| Bunun için acele etmeyin, efendim! | Open Subtitles | أنا لن أكون متسرعاً يا سيدى |
| Hemen acele etme öyle. | Open Subtitles | حسناً . لا تكن متسرعاً |
| acele etmişim. | Open Subtitles | لقد كنت متسرعاً. |
| Bana sorarsan, biraz acele gibi görünüyor. | Open Subtitles | يبدو الأمر متسرعاً إذا سئلتني |
| Karar vermekte aceleci davranmazdım. | Open Subtitles | حسناً، لا أتّخذ قراراً متسرعاً |
| Senden taşınmanı isterken biraz aceleci davranmış olabilirim. | Open Subtitles | ربّما كنتُ متسرعاً في طلب الرحيل منكَ |
| Biraz aceleci oldu sanki. | Open Subtitles | حسناً، هذا يبدو متسرعاً قليلاً |
| Hayatım boyunca düşünmeden böyle ani bir şey yapmamıştım. | Open Subtitles | ,لم يسبق لي أن فعلت شيئاً متسرعاً |