| Birlikte yaşamamızı istiyordu ama evinizde yer yoktu. | Open Subtitles | ,أرادنا أن نعيش معاً .ولكن لم يكن هناك متسع في شقّتك |
| Bu dünyada onun gibilerine yer yok. | Open Subtitles | لا يوجد هنالك متسع في هذا العالم لهؤلاء الذين يؤونهم |
| Eşyaları yerleştirdikten sonra yanına almak istediğin şeyler için arabamda boş yer olacak. | Open Subtitles | عندما نجهز للمغادرة... ...هناك متسع في عربتي لكل شيء تريدين اخذه معك |
| - Üzgünüm ama yeterince yer yok. | Open Subtitles | آسف ، ليس هناك متسع ..في الحوامة الطبية |
| Julie buzdolabında hiç yer var mı... | Open Subtitles | -قابليني في الحمام -جولي", أهناك متسع في الثلاجة" |
| Arabada yer yok zaten, değil mi? | Open Subtitles | لا يوجد متسع في السيارة، اليس كذلك؟ |
| Takside yer yok, canım. | Open Subtitles | ليس هناك متسع في التاكسي عزيزي. |
| Fargo'nun arabasında bir sürü yer var gibi görünüyor. | Open Subtitles | رائع، و يبدو أن هناك متسع في السيارة فارجو . |
| Biraya daha fazla yer kalacak desene. | Open Subtitles | حسنٌ، يوجد هنالك متسع في معدتي للبيرة |
| Hayatında başka birisi için yer yoktu. | Open Subtitles | لم يكن هناك متسع في يومه لشخص آخر |
| Ne yazık ki arabada yer yok. | Open Subtitles | للأسف لا يوجد متسع في السيارة |
| -Hayır, burada yer var. | Open Subtitles | -لا ، تفضلي هناك متسع في الغرفة |
| Hep beraber çalışmak zorundayız artık. Okulda hâlâ yer var. | Open Subtitles | لدينا متسع في المدرسة |
| Ambulansta yer yok. | Open Subtitles | لايوجد متسع في سيارة الاسعاف |
| - Arabada yer var mı? - Var. | Open Subtitles | -إذا كان هناك متسع في السيارة |