Bu gece çılgın bir kadın gibi neden içeri dalmak istediğini anlamadım. | Open Subtitles | لا أعرف سبب اندفاعك الى هنا مثل المرأة المجنونة |
İlk olarak, bir kadın gibi çığlık atacaksın sonra bezip seni bırakana kadar ağlamaya devam edeceksin. | Open Subtitles | أولاً ، عليك الصراخ مثل المرأة واستمر بالصراخ حتى يبتعد عنك مشمئزاً |
Bluzunu içeri sokarsan, bir kadın gibi görünebilirsin. | Open Subtitles | وإن شدّيتي خصرك أيضاً ربمـا قد تبدين مثل المرأة |
- Araba bir kadın gibidir. - Neden daha önce söylemedin ki? | Open Subtitles | ـ السيارة مثل المرأة ـ لماذا لم تقل ذلك؟ |
En iyisi hiç yapma, çünkü babam sürerken yaşlı bir kadın gibidir tünelden geçene kadar, Bayılıp kalabilirsin. | Open Subtitles | ولكن اتدرى ؟ .. لا انصحك بذلك لان ابى يقود مثل المرأة العجوز |
Creme brulee tıpkı bir kadın gibidir. | Open Subtitles | كريم برولي حسنا, إنه مثل المرأة |
Biliyor musun, eğer kadın olsaydın ya da en azından kadın gibi giyinseydin, durdurulmaz olurduk. | Open Subtitles | أتدري ، إذا كنت أمرأة ، أو حتي ترتدي مثل المرأة ، ستكون شخص لا يمكن إيقافه |
Tabii, eğer bir şeyini kaybetmediysen bu yatakta uyuduğunu duyduğum ölü kadın gibi. | Open Subtitles | إلا لو نسيتي شيئ مثل المرأة الميته التي سمعت انها تنام في هذا السرير |
- Bir kadına benziyor olabilir yatakta da bir kadın gibi olabilir ama beni kandıramayacak! | Open Subtitles | وقد تضاجعُ مثل المرأة. ولكنيلنأخدعبسهولة. |
Aynı Kedi kadın gibi, gizemliydi. | Open Subtitles | إنّها تامي مثل المرأة القطة، كانت لُغزاً. |
İğfal edilen bir maymunun kadın gibi acı çektiğine eminim. | Open Subtitles | متأكدة ان القرد المغتصب يعاني مثل المرأة |
Hey, görseydin sen de kadın gibi kaçardın! | Open Subtitles | -إن رأيت ذلك , ستهربين مثل المرأة , أيضاً |
Tıpkı tam karşısında oturan kadın gibi. | Open Subtitles | مثل المرأة التى تجلس بالقرب منه |
Bu yüzden hiçbir İrlandalı erkeğin karşı koyamayacağı bir kadın gibi giyineceğim. | Open Subtitles | لهذا السبب سألبس مثل المرأة الوحيدة |
Gerçek hayattaki "Örümcek Kadın" gibi ipek ipliklerini devamlı akan, tek bir hatta püskürtüyor. | Open Subtitles | مثل "المرأة العنكبوت" في واقعنا إنها تنفث خيوطًا حريريّة بانسياب واحدٍ مستمرّ |