| Dediğim gibi, tekrar ayağa kalkana kadar burada yiyip içebilirsin. | Open Subtitles | مثل ما قلت يمكنك ان تأكل هنا حتى تستطيع الوقوف على قدميك |
| Dün gece Dediğim gibi yalnızca bir gece katlanacaksın. | Open Subtitles | اسمعي ، مثل ما قلت لك ليلة أمس فقط تحمليه لليلة واحدة |
| Ağlamaya devam edemem.Yapacağımı Dediğim gibi mücadele etmek zorundayım. | Open Subtitles | لاأستطيع الأستمرار بالبكاء، يجب أن أعمل مثل ما قلت |
| Dediğin gibi, Herkes meraklıdır ve bunu bir kere denemeye çalışır. | Open Subtitles | نعم, مثل ما قلت , اعتقد كل شخص يصبح بذيء ويجربها يوما ما |
| Bak geçen sefer de söyledim sana, Gelmiş de olabilir, gelmemiş de... | Open Subtitles | مثل ما قلت لك في المرة الماضية لربّما هي هنا، ولربّما هي ليست هنا |
| Ormanda o cadıyı kaybettiğimizde, en iyisinin kutuyu saklamak olduğunu düşündüm, bu yüzden, aynen sana söylediğim gibi, Giles'ın kabrine gömdüm. | Open Subtitles | عندما فقدنا تلك الساحرة في الغابة فكرت أنه من الافضل أخفائه لذلك مثل ما قلت لك بأني دفنته في قبر جيلس |
| * Dediğim gibi* *Bazı şeyler benim için güzel gidiyor* | Open Subtitles | *لذا مثل ما قلت* *الأمورتسير بشكل جيد بالنسبة ليّ * |
| Dediğim gibi, sadece biraz su istedim ve sonra da yolumuza gideceğiz. | Open Subtitles | مثل ما قلت أنامجبر لبعض الماء ونحن سنكون على طريقنا |
| Dediğim gibi, son iki haftadır Ian köye gelip artık değiştiğini söylüyordu. | Open Subtitles | انت تعلم,مثل ما قلت, ايان اتى الى القرية الاسابيع القليلة الماضية, قال انه تغير. |
| Dediğim gibi; kitap okumadığım zamanlar, çok iyi hatırlarım. | Open Subtitles | مثل ما قلت, في الايام التي . لا اقرأ فيها, ذاكرتي قوية جداً |
| - Hayır, daha önce de Dediğim gibi daha doğru adamı bulamadı. | Open Subtitles | لا مثل ما قلت سابقا انها لم تجد الشخص المناسب |
| Dediğim gibi, bazen bakış açını değiştirmelisin. | Open Subtitles | الأمر يفلح مثل ما قلت لك أحياناً يجب أن تفكر بطريقة أخري |
| Dediğim gibi, deneyim bir yazarın malzemesidir. | Open Subtitles | إنه مثل ما قلت: بإن التجربة هي خامة الكاتب |
| Dediğim gibi, seni dinlemeyi uzun zaman önce bıraktım. | Open Subtitles | مثل ما قلت لقد توقفت عن الأستماع أليك منذ وقت طويل |
| Uğruna bir savaş başlatmaya değmezsin, ama Dediğim gibi anlıyorum. | Open Subtitles | .انت لا تساويين بدء الحرب من اجله .لكن مثل ما قلت ، اعرف هذا |
| Dediğim gibi, ama bu bir kişiyi satıcı yapmaz. | Open Subtitles | . حسناَ مثل ما قلت , لكن ذلك لا يجعل أي أحد بائع مخدّرات |
| Ama Dediğim gibi, daha çok çekim yapmakla ilgileniyordum. | Open Subtitles | لكن مثل ما قلت أنا كنت مهتم بالتصوير أكثر |
| Ben , sen de olduğunu biliyorum Dediğin gibi, çünkü, o her adımda, hakkı için orada olduğunu? | Open Subtitles | أعلم أنك أنت كذلك لأنه مثل ما قلت لقد كان هنا بجانبك في كل خطوة ، صحيح ؟ |
| Kirlileri Dediğin gibi yıkadıysan, üzerinde parmak izlerim olamaz. | Open Subtitles | حسنا . ,بصماتي لت تكون موجودة اذا غسلته مثل ما قلت |
| Yerini tespit ettik! Senin Dediğin gibi köprüyü gözlüyor. | Open Subtitles | حددنا مكانه مثل ما قلت ، لقد كان يراقب الجسر |
| - Size daha önce de söyledim, Bay Holmes... | Open Subtitles | مثل ما قلت لك مسبقاً مستر هولمز لم أكن ابداً |
| Daisy bir Sarmaşık, aynen olacağını söylediğim gibi. | Open Subtitles | ديزي أحد أفراد آيفي، مثل ما قلت لك بأنها ستكون. |
| Olympic'de bir kulübü varmış. Aynen söylediğin gibi. | Open Subtitles | لديه فعلا نادي تعري تماما مثل ما قلت |