| Bu yüzden şüpheli çantalar yüzünden o kadar insan arıyor demek. | Open Subtitles | الآن، أعتقد أنني أعرف سبب إتصال الكثير بشأن حقائب مثيرة للشك |
| Bu çocuğu, şüpheli davranışlar gösterdiği için yakaladık. | Open Subtitles | لقد امسكنا به لأنه كان يتصرف بطريقة مثيرة للشك |
| Son zamanlarda ne kadar şüpheli davrandığının farkında mısın? | Open Subtitles | هل تعرف كيف أصبحت تصرفاتك مثيرة للشك مؤخراً؟ |
| Bu yüzden bana şüpheli bir şey söylemeyeceksin. | Open Subtitles | لذا لا تحاول أن تقول لي بأن وفاته مثيرة للشك |
| Durun bir dakika... Deniz seven tüccarlar, şüpheli bir şekilde alınan mallar... | Open Subtitles | "إنتظروا لحظة, "تجار محبين للبحر و بضائع مكتسبة بطريقة مثيرة للشك |
| Yürüttüğünüz şüpheli bir araştırma var mı? | Open Subtitles | هل هناك أي أبحاث جارية مثيرة للشك ؟ |