| Birkaç düşünür ve gizemci kendi evrenimizin bile bir yanılsama olduğunu savunabilir. | TED | وعدد قليل من الفلاسفة والصوفيين قد يجادل بأن كوننا ليس سوى مجرد وهم. لذا، وكما ترون، والآن |
| Belki de 2008 bir yanılsama, gerçek olan 1973. | Open Subtitles | ربما عام 2008 مجرد وهم ولكن عام 1973 هو الواقع |
| Onu kaybettiğinde, bunun bir hayal olduğunu ve aşk olmadığını söylersin. | Open Subtitles | وعندما تخسريه، تقولي أنه كان مجرد وهم وأن ذلك لم يكن حب |
| Bu doğru. Dört element arasındaki ayrılık bile bir yanılsamadır. | Open Subtitles | هذا صحيح حتى الانفصال في العناصر الأربعة مجرد وهم |
| Bazı filozoflar ve mistikler kendi evrenimizin dahi bir illüzyon olduğunu iddia edebilirler. | TED | وقليل من الفلاسفة والصوفية ربما يجادلون بأن كوننا نفسه هو مجرد وهم. |
| Paralel bir boyut ya da detaylı bir ilüzyon olabilir. | Open Subtitles | قد يكون هذا بُعد موازي أو ربما مجرد وهم واقعي |
| Böylece Philip K. Dick'in varsayımı şu... zaman bir yanılsamaydı ve hepimiz İ.Ö. 50 yılındaydık. | Open Subtitles | لذاكانلفيليبك. ديكهذهالنظرية... أن الوقت مجرد وهم و أننا كلنا في الواقع نعيش في السنة 50 بعد الميلاد |
| Hepimiz kontrolün kendimizde olmasından hoşlanırız, buna rağmen gücümüzün bir şeylerin üstünde olduğunu sandığımız zamanlar sadece bir illüzyondur. | Open Subtitles | نحب دائما ان نشعر اننا المتحكمون تحكمنا فى معظم الاشاء مجرد وهم |
| Yeni biri olmasındaki kafa karıştırıcı taraf bu. Sadece bir yanılsama. | Open Subtitles | ذلك هراء العقل عن المرأة الجديدة , إنه مجرد وهم |
| Tüm iddianamesi bir yanılsama, bir sihirbaz oyunudur. | Open Subtitles | قضيته بأكملها مجرد وهم, خدعة سحرية |
| Hayır, kendin söyledin, bu yalnızca bir yanılsama. | Open Subtitles | ليس كذلك هذا مجرد وهم انت قولت ذلك |
| Evet, ama bunun bir yanılsama olduğunu biliyoruz. | Open Subtitles | نعم، لكننا نعرف ان هذا كان مجرد وهم |
| - Tanrı, sadece bir yanılsama. - Evet, hadi gidelim. | Open Subtitles | الملك مجرد وهم هل فهت ها نعم ، نعم - |
| Hayatının son beş yılının benim yarattığım bir hayal olduğunu kabul etmene sevindim. - Ne var ne yok? | Open Subtitles | يسرني أنك أخيراً اعترفت أن الـ5 سنوات الفائتة مجرد وهم بفضلي |
| Senin telefon çağrın bir hayal ürünü, üzgünüm. | Open Subtitles | مكالمتك هاتفية مجرد وهم. آسفة بشأن هذا. |
| Bu aşk değil. Bu bir hayal. | Open Subtitles | إنه ليس حب، إنه مجرد وهم |
| "Yalnız yaşarız, yalnız ölürüz. Geriye kalan her şey bir yanılsamadır." | Open Subtitles | نعيشُ وحيدون، ونموت وحيدون وما غير ذلك مجرد وهم |
| Benliğiniz hakkında düşündüğünüz her şey bir yanılsamadır. | Open Subtitles | كل شيء اقنعت نفسك بوجوده مجرد وهم |
| Hayat öngörülemez ve kontrol sadece bir yanılsamadır. | Open Subtitles | ... لا يمكن التنبؤ بالحياة و التحكم هو مجرد وهم |
| Üstünlük kurmak için böyle bir illüzyon yaratıyorlar ki, kimse rahatsız etmesin. | Open Subtitles | انه مجرد وهم ابتدعوه للتفجير , لذلك الناس لن تزعجهم |
| İnsanları kandırmak için ucuz bir illüzyon! | Open Subtitles | إنه مجرد وهم للإيقاع بالبشر |
| Ama hangisi sahne komedisinin gerçek kralı, ilüzyon olmayan hangisi, ha? | Open Subtitles | لكن أي واحد منا هو ملك الكوميديا الحقيقي وهو ليس مجرد وهم |
| - Kesinlikle! Gördüğümüzü sandığımız yat sadece bir yanılsamaydı. | Open Subtitles | اليخت كنا نظن رأيناه كان مجرد وهم... |
| "Gerçek sadece bir illüzyondur, ama kalıcı bir illüzyondur." | Open Subtitles | الواقع مجرد وهم ولو كان مستمرا |