| hacker olduğum zamanlarda takımımla aram taş gibiydi ve aynı kıtada bile değildik. | Open Subtitles | عندما كنت مخترقة , فريقي وأنا كنا محكمين ولم نكن في نفس القارات |
| Güzeldi ve paten kayabiliyordu, ama onu esas güçlü yapan şey, hacker olmasıydı. | TED | كانت جميلة وكان بإمكانها التزلج، لكن كونها مخترقة ، جعلها قوية. |
| Gayet iyi bir hacker bulmamız için kodunu ortalık yerde bırakıyor mu yani? | Open Subtitles | مخترقة بارعة تترك ملفات برمجتها هكذا بسهولة؟ |
| Kurşun delip geçmiş. | Open Subtitles | جروحها كانت مخترقة من الجانبين |
| Mermi delip geçmiş. | Open Subtitles | العميل " دين " سيكون بخير لقد كانت رصاصة مخترقة من كلا الجانبين |
| Zırh delici, siyanür kaplı mermilerden alabilir miyim? | Open Subtitles | هل أستطيع شراء طلقات السيانيد مخترقة الدروع؟ |
| Kafatası yan kemiğinde, delici darbe var. | Open Subtitles | رضّة مخترقة حتى العظم الجداري |
| Ben katil veya hacker değilim, dedektif. | Open Subtitles | أنا لست قاتلة، يا محققة، أو مخترقة. |
| Kız hacker. Hackliyor. | Open Subtitles | أنها مخترقة تقوم بعملية الأختراق |
| Angela, Leelah'nın Mainframe adlı bir hacker olduğunu söyledi. | Open Subtitles | قالت (أنجيلا) أنّ (ليلا) كان مخترقة حواسيب تُعرف بـ(ماينفرايم). |
| Ellen Kang'in aynı zamanda BlackFlagBaby ismini kullanan bir hacker ve Everywhere'in bir parçası olduğuna ve radikal inançları olduğuna iddiaya girerim. | Open Subtitles | حسنٌ، أراهنك أن (إيلين كانغ) مخترقة تستخدم اسم "بلاك فلاغ بيبي"، إنها تعد جزء موقع "كل مكان"، كما أن لديها معتقدات متطرفة. |
| - Tanıdığım en iyi hacker sensin. | Open Subtitles | ـ أنت أفضل مخترقة أعرفها. |
| - O bir hacker. - Ünvanlar benim icin önemsiz | Open Subtitles | إنها مخترقة - الألقاب لا تهمنى - |
| Tanışıyor musunuz? Bu kurşun delip geçmiş. | Open Subtitles | حسناً هذه رصاصة مخترقة |
| Zırh delici mermi atıyorlar! | Open Subtitles | رصاصات مخترقة للدروع |