| Ön otopsi sonuçlarına göre kurbanımız boğularak öldürülmüş. | Open Subtitles | تقرير التشريح الأوّلي يُبيّن أنّ ضحيّتنا قد مات مختنقاً في واقع الأمر. |
| Bu arada boğularak uyandım. | Open Subtitles | في الوقت الذي استيقظت فيه، مختنقاً |
| Oksijensiz kalmış, 10 yılını kuşkonmaz olarak geçirdi. | Open Subtitles | كان مختنقاً كنبات الهليون من يعرف أي خلل أصابه؟ |
| Babam acil servis doktorunun boğulmadığını ama Oksijensiz kaldığı için öldüğünü söyledi. | Open Subtitles | أبى قال أن طبيب الطوارئ لم يكن مشنوقاً لكنه مات مختنقاً |
| İtfaiyeciler onu yatak odasının dışında oksijensizlikten boğulmuş halde buldu. | Open Subtitles | وجدوه رجال الإطفاء فاقداً الوعي مختنقاً على بعد 3 أقدام من غرفة النوم |
| İtfaiyeciler onu yatak odasının dışında oksijensizlikten boğulmuş halde buldu. | Open Subtitles | وجدوه رجال الإطفاء فاقداً الوعي مختنقاً على بعد 3 أقدام من غرفة النوم |
| O boğularak ölmüştür. | Open Subtitles | لقد كان مختنقاً |
| Oksijensiz kalmış, 10 yılını kuşkonmaz olarak geçirdi. | Open Subtitles | مشكلة بالمخ؟ كان مختنقاً كنبات الهليون |