| İçine çekilemeyecek kadar uzaktaki nesnelere gelince muazzam yer çekimi kuvveti yörüngelerini etkiliyor. | TED | وبالنسبة لأشياء بعيدة كفاية ولا يتم إبتلاعها، فإن الجاذبية القوية الهائلة تأثر على مداراتها. |
| Gezegenlere yörüngelerini dengeli tutmada yardım ederler ve de güneş sistemi makinesinin sorunsuz çalışmasını temin ederler. | Open Subtitles | تساعد بترسيخ الكواكب في مداراتها وتساعد على سلاسة عمل آلة النظام الشمسي |
| İkincisi araştırmacılar, Bilinen tüm uydular, göktaşları ve uçan herşeyin yörüngelerini bulun. | Open Subtitles | "إثنان: أريد" إن أو آر أي دي القيادة الفضائيه والتكتيك الخمسون مقارنه كل الأجسام الفضائيه التى تعقبتوها فى مداراتها |
| Newtonun teorisi, bize güneşin yok olduğu anda gezegenlerin yörüngelerinden çıkıp uzaya doğru fırlayacaklarını söyler. | Open Subtitles | تتوقع نظرية نيوتن أنَّ تدمير الشمس سيُخِرج الكواكب فى الحال من مداراتها |
| Eğer bir karadelik dünyaya yaklaşırsa çekim gücü tüm göktaşlarını yörüngelerinden söküp alacak ve onları gezegenimize doğru fırlatacaktı. | Open Subtitles | إن اقترب ثقب أسود من كوكب الأرض من شأن جاذبيته الهائلة نزع الكويكبات من مداراتها لتقذفها صوب كوكبنا |
| Dev kayaları düzenli yörüngelerinden çıkararak onları aşırı karmaşık yollara yönlendirdi. | Open Subtitles | تتناثر الصخور الضخمة من مداراتها المعتادة لمسارات ضارية مضطربة |
| Kepler ise gezegenleri yörüngelerinde hareket ettiren kuvvetleri açıkladı. | Open Subtitles | ولكن مع قدوم كيبلر رسخت الفكرة بأن هناك قوة فيزيائية مادية تحرك الكواكب فى مداراتها |
| Bizi Dünya'da tutan, Newton'ın gezegenleri yörüngelerinde tuttuğunu gösterdiği şu kütleçekimin aynı zamanda uzak yıldızlar için de geçerli olduğunu keşfettim. | Open Subtitles | الجاذبية التي تبقينا على الأرض نفس الجاذبية التي اظهر نيوتن أنها تبقي الكواكب في مداراتها |
| Fakat bu büyük patlamanın ardında bıraktıkları daha da dikkate değerdir: Atomik elektronların kendi kuantum yörüngelerinden atomik çekirdeğin derinliklerine çökmesine neden olacak kadar yoğun bir madde topağı. | TED | ولكن ما ينجم عن هذا الانفجار الهائل قد يكون أكثر وضوحًا: كرة من المواد كثيفة جدًا لدرجة أن الإلكترونات الذرية تسقط من مداراتها الذرية إلى أعماق نواة الذرة. |