| Böyle konuşma. Kız çocuğu alkolik sanacak, senin genlerini aldı diye. | Open Subtitles | لا تقول هذا , ستظن الآن أنه مدمن للكحول لأنه يملك نفس جيناتك |
| Başlangıçta eski alkolik E. M.'nin yazdığına göre kalp krizi. | Open Subtitles | منتهية بشكل رسمي بنوبة قلبية من قبلِ مدمن للكحول |
| Hayır, hayır, hayır. Yeni toparlanıyorsun ve o bir alkolik. | Open Subtitles | كلا، كلا، أنتِ تتماثلين للشفاء وهو مدمن للكحول |
| Katil, alkolik, afyon bağımlısı ve ateist mi? | Open Subtitles | هل القاتل غُراب مدمن للكحول أو مُدمن للأفيون أو مُلحد؟ |
| Dur tahmin edeyim, dünyaya alkolik olarak geldiniz çünkü hamile anneniz kendini likör fıçısında heba etmişti. | Open Subtitles | دعني أخمن، خرجت لهذه الدنيا وأنت مدمن للكحول لأن والدتك كانت مدمنة للخمر أثناء حملها |
| Sen de bu arada, Küba'da roman yazmaya çalışan çatlak bir alkolik olacaksın. | Open Subtitles | 45,405 ولكن انت حينما تكبر ستصبح عجوز مدمن للكحول تحاول ان تألف رواية في كوبا |
| Eskiden alkolik bir patronum vardı. | Open Subtitles | كان لدي فيما مضى رئيس مدمن للكحول |
| Sen, alkolik bir şarap garsonu. | Open Subtitles | نعم ، أنت ساقي نبيذ مدمن للكحول |