| Ayrıca orası çok kalabalık değil ve daha uzun sohbetler yapma imkanımız olur. | Open Subtitles | بالإضافة إلى أنه ليس مزدحماً جداً و ستكون لدينا فرصة أفضل لنتحدث طويلاً نعم أيها الطبيب |
| Epey kalabalık oluyor. | Open Subtitles | سكون ذلك غير ملائماً وسيصبح المكان مزدحماً |
| Bazen keşke o gün parası çıkışmasaydı ya da dükkân biraz daha kalabalık olsaydı belki buradan bir kaç saniye daha geç çıkar o kurşunun hedefi olmazdı diye düşünüyorum. | Open Subtitles | أحياناً أفكر لو لم تدفع لي الثمن كاملاً أو لو كان المحل مزدحماً قليلاَ لربما تأخرت في الخروج بضع ثوانٍ |
| Üzgünüm, geciktim. Metroyla geldim, çok kalabalıktı. | Open Subtitles | آسفه لأني متأخره أتيت بالقطار لكنه كان مزدحماً |
| O zaman gözümde değildi. Burası çok kalabalıktı. Birisi beni itmiş itince de gözlüğüm düşüp kırılmıştı. | Open Subtitles | لم تكن بحوزتي، المكان كان مزدحماً شخص ما دفعني |
| Yok, orası biraz dar. Sıkış tıkış olmaya gerek yok. | Open Subtitles | كلا، المكان ضيق هناك، لا أريد أن يصبح مزدحماً. |
| Bana kalırsa sizler ne kadar yoğun bir gün olacağını farkında değilsiniz. Bunu izlemenizi istiyorum. | Open Subtitles | و لا أعتقد انكم تدركون كيف سيكون مزدحماً أريدكم ان تشاهدو هذا |
| Hastanedeydim ve oranın ne kadar kalabalık olduğunu gördüm, ve tek yapmam gereken doğru anı beklemekti. | Open Subtitles | ذهبت إلى المستشفى و قد رأيت كم كان مزدحماً و قد عرفت أني يجب أن أنتظر اللحظة المناسبة |
| Sahilin o kadar kalabalık oluyor ki, çukur kazabilecekleri bir yer bulmak için birbirlerinin üstüne tırmanmak zorunda kalıyorlar. | Open Subtitles | يصبح الشاطئ مزدحماً جداً لدرجة أنهم يتسلقون فوق بعضهم البعض ليجدوا رقعة عارية من الرمال حيث يمكنهم حفر ثقب للتعشيش |
| Sekiz kişilik kalabalık bir evdi... ..ben hariç. | Open Subtitles | لقد كان منزلاً مزدحماً و لا مكان فيه لموضع قدم و لا حتى أنا |
| kalabalık olacağını sanmıyorum. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أتخيّل أنّه سوف يكون مزدحماً |
| Aslında orası biraz kalabalık olmaya başladı. | Open Subtitles | حسناً، في الواقع، بدأ يصبح نوعاً ما مزدحماً عن هنا |
| Fidyeciler normalde, polisten kolayca kurtulmak için kalabalık yerleri tercih eder. | Open Subtitles | عادة الخاطفين يختارون مكاناً مزدحماً حيث سيكون من السهل التخلص من الشرطة |
| İzleyebileceğimiz çok kalabalık ve çok gürültülü olmayan bir yer var mı? | Open Subtitles | هل هناك مكان قريب لمشاهدتها؟ ليس مزدحماً جداً , ولا فيه ضجة مكان يمكننا أن نحصل فيه على مقاعد؟ |
| Dışarıda beklerdim ama biraz kalabalık orası. | Open Subtitles | وددتُ الإنتظار بالخارج، لكن يبدو أن المكان مزدحماً |
| Talon' da fazla konuşamadığımız için üzgünüm. Çok kalabalıktı. | Open Subtitles | آسف أننا لم يمكننا الكلام في التالون كان مزدحماً |
| Etraf çok kalabalıktı. | Open Subtitles | كان الحيّ مزدحماً. |
| Büfe çok kalabalıktı. | Open Subtitles | كان مزدحماً جداً. |
| Ama Kuzey Kore kampları gibi çok kalabalıktı ve oturacak yer bulamadık. | Open Subtitles | و لكن, كمخيمات السجون في (كوريا الشمالية), كان مزدحماً, و لذا لم نجد مكاناً لنجلس فيه |
| Şerpa ve hamalları sayarsak yukarısı tıkış tıkış olacak. | Open Subtitles | ـ أعني مع جميع "الشيريا" والحمالين سيكون المكان هناك بالأعلى مزدحماً. |
| Bir bebeğe nasıl bakılacağını öğrendiğim çok yoğun bir hafta geçirdim. | Open Subtitles | كان إسبوعي مزدحماً في تعليمي كيفية الإعتناء بالطفل |
| Roosevelt Caddesinde trafik berbat! O yüzden ana bulvarı kullanıyoruz. | Open Subtitles | الطريق الدائري كان مزدحماً نحن قادمون عبر الجادة الأولى بدلاً من ذلك |
| Saray tıklım tıklım dolu olacak. Kalabalığın arasına karışabiliriz. | Open Subtitles | سيكون القصر مزدحماً ، يمكننا التسلل بين الحشود |