| İyi tiplere benziyorlardı ama ben gitmeye hazırdım. | Open Subtitles | "بدوا لُطفاء كفايةً، لكنّي كنت مستعدًّا للرحيل" |
| - Sana sakso çekmeye hazırdım. - Hiç gerek yok. | Open Subtitles | -فقد كنتُ مستعدًّا لمصّ قضيبكَ |
| Zaten hazırdım. | Open Subtitles | لقد كنت مستعدًّا بالفعل. |
| Sen ne zaman hazırsan ben de o zaman hazırım. | Open Subtitles | متى ما كنتِ مستعدّة، كنتُ مستعدًّا |
| Hazır olduğunuzda ben de hazırım efendim. | Open Subtitles | مستعدّة حينما تكون مستعدًّا يا سيّدي. |
| Bana söylemek istediğin şeyi söylemeye hazırsan başka. | Open Subtitles | إلّا إذا كنت مستعدًّا لإخباري بما قلت إنّك ستخبرنيه. |
| - Pes etmeye hazırdım. | Open Subtitles | -لقد كنتُ مستعدًّا للاستسلام . |
| Senin için ölmeye hazırdım. | Open Subtitles | -كنت مستعدًّا للموت من أجلك . |
| Ben seninle bir akşam yemeğine her zaman hazırım. Yalancı. | Open Subtitles | -دومًا أكـون مستعدًّا لتناول العشاء معك . |
| Ben doğuştan hazırım. | Open Subtitles | إنّي وُلدت مستعدًّا. |
| hazırsan gel. | Open Subtitles | "هاجمني متى تكون مستعدًّا" |
| Tabi eğer kaynaklarını paylaşmaya hazırsan. | Open Subtitles | -هذا إذا كنت مستعدًّا لتقاسم مصادرك . |