| Bu Uzi Su tabancası hoşuma gitti. Aynı gerçeğine benzetmişler. | Open Subtitles | مسدس الماء هذه تخلصوا منة لأنة يبدو مثل الحقيقى |
| Şırıngayı alıp ağzıma sıkabilirler. Su tabancası gibi. | Open Subtitles | ثم يسكبه في فمي مثل مسدس الماء مثلا |
| Bana bir tarak, şuradaki Henry çikolatasından bir tane, tırnak makası ve Su tabancası ver. | Open Subtitles | أنت تعرف ما، تعطيني مشط، يا هنري! بار هناك، رمي في كليبرز مسمار وتعطيني مسدس الماء. |
| su tabancasını açmaya ne dersiniz. | Open Subtitles | ما رأيك في أن نخرج مسدس الماء |
| Bir Su tabancası ile, sırt üstü düşene kadar ona su sık sadece. | Open Subtitles | استخدمي مسدس الماء معه حتى يتعب |
| Kutsal Su tabancası ? | Open Subtitles | ـ مسدس الماء المقدس؟ ـ نعم |
| Su tabancası hâlâ cebimdeydi. | Open Subtitles | ومازال لدي مسدس الماء في جيبي |