| silahlı, kocaman adamlarla bir dolu bir odada tutulmaya alışkın değildim. | Open Subtitles | لم أكن معتادة على التواجد في غرفة مع رجال ضخام مسلّحين |
| Bazıları silahlı ve kalabalığa ateş açtı. | Open Subtitles | بعض الأشخاص كانوا مسلّحين وبدأوا في إطلاق النّار بين الحشود |
| Beyaz bir erkek ve Asyalı bir kadın söylenenlere göre yirmili yaşların ortasındalar ve silahlı olduklarını düşünerek, son derece tehlikeliler. | Open Subtitles | ذكر قوقازي .. وأنثى آسيوية قيل أنهما في منتصف العشرينات من العمر ويعدّا مسلّحين وفي غاية الخطورة |
| Droidler, görünüşe göre bir tekerli araç var ve bir iki yolcusu ve silahlılar, ölmelerini istiyorum. | Open Subtitles | أيّها الروبوت، يبدو بأنّ هناك نوع ما عربة ذات العجلات، بشخص واحد. أو شخصان. وهم مسلّحين وأريدك القضاء عليهما. |
| Diğer iki rozetli de silahsız olsa daha iyi hissedeceğim. | Open Subtitles | سأشعر بأفضل حالٍ حقاً إن كان الشرطيان الآخران غير مسلّحين |
| 12 saatlik nöbetler halinde. Toplamda dört adamla. Hepsi silahlı. | Open Subtitles | ورديّتان كلّ 12 ساعة، أربعة رجال مسلّحين بالكامل |
| Görünüşe göre bir kişi ikisi silahlı 4 kişiyi harcamış. | Open Subtitles | يبدو أنّه مجرم واحد يقتل أربعة أشخاص، إثنان منهما كانا مسلّحين. |
| Özel bir oda ayarlanacak. Doğum sırasında, içeride üç silahlı gardiyan olacak. | Open Subtitles | سنطوّق غرفة، وسيكون هنالك ثلاثة حرّاس مسلّحين معي عندما تلدين |
| Mekâna gittikleri gibi, silahlı olup olmadıklarını öğreneceğiz. | Open Subtitles | حالما يُثبّتون في مواقعهم سنعرفُ إن كانوا مسلّحين أم لا |
| silahlı bir avuç amatör, karıncaların hakkından gelmeye yetmezdi. | Open Subtitles | وبضع هواة مسلّحين .ليسوا كفئًا للتصدي لهم |
| Bir yetkili, 2 kişinin de silahlı ve tehlikeli olabileceğini söylerken kendilerine yaklaşılmaması konusunda uyardı. | Open Subtitles | رجلُ متحدث حذّر بأن كلا الرجلين قد يكونوا مسلّحين وخطرين ويجب عدم الإقتراب منهما. |
| silahlı adamlar saldırdı sana. Kötü anıların canlanmış olmalı. | Open Subtitles | حتمًا هجوم رجال مسلّحين عليك أعاد إليك بضع ذكريات سيّئة. |
| Tek bildiğim ekiplerin ağır silahlı kişilerle karşılaştığı. | Open Subtitles | كلّ ما أعرفهُ أن دورية أتت بها رجال مسلّحين. |
| Ne yazık ki, bir anda başarısızlığımızın kanıtı olarak altı ağır silahlı asker ortaya çıktı. | Open Subtitles | للأسف ، دليلٌ على فشلنا قد ظهر على شكل ستّة جنود مسلّحين. |
| Ve bu bina aniden silahlı adamlarla dolduysa birbirlerini uyarırlar. | Open Subtitles | وفجأة امتلاء هذا المبنى برجال مسلّحين يقوموا بتحذير بعضهم |
| silahlı bir suçluyla ilişkim olamaz. | Open Subtitles | أنا لا يمكن أن أجالس مجرمين مسلّحين |
| Yıldızgeçidinde silahlı on adam istiyorum. | Open Subtitles | أريد 10 رجال مسلّحين عند البوابة |
| Oyun oynadığımız için özür dilerim ama kaç kişi olduğunuzu ya da silahlı olup olmadığınızı bilmiyordum. | Open Subtitles | آسف بخصوص كلّ ذلك التمثيل المسرحيّ، ولكنّي... لم أكن أعلم كم شخصاً منكم سيأتي وإذا ما كنتم مسلّحين |
| İçerde iki tane koca herif var. - silahlılar. | Open Subtitles | هناك شخصين ضخمين بالداخل - مسلّحين - |
| İçerde iki tane koca herif var. - silahlılar. - Evet fakat bilemeyiz ki. | Open Subtitles | هناك شخصين ضخمين بالداخل - مسلّحين - |
| Sadece hazırlıksız değil, aynı zamanda tamamen silahsız. | Open Subtitles | ليس فقط بواسطة المفاجأة لكنهم أيضاً غير مسلّحين |