| Güverteye kahve çıkarmak yasak. Adamlarım uyanık kalsın diye veriyorum. | Open Subtitles | القهوة غير مسموحة على مدرج الطيران لذا أعطيها للرجال لكي يستمروا بالعمل |
| Cesaretine hayranım, ama kurallar Global'deki herhangi bir teknolojinin kullanılmasını yasak eder. | Open Subtitles | ولكن القواعد تمنع استخدام اي تقنية غير مسموحة |
| İspanyolca söyledim çünkü o kadar egzotik ve bir o kadar yasak. | Open Subtitles | و أقولها بالاسبانية لأنها غريبة و غير مسموحة لهذه الدرجة |
| Ve sakın unutmayın, terli pantolona izin var, ve kamyoncular için duş ücretsiz. | Open Subtitles | ولا تنسوا السراويل الواسعة مسموحة وحمام مجاناً لسائقي الشاحنات |
| İşte iyi bir stüdyo daire, ankastreli ve küçük evcil hayvanlara izin var. | Open Subtitles | هذه جيدة شقة أستوديو الخدمات مدفوعة، الحيوانات الصغيرة مسموحة |
| sigaralar sadece üniversitenin dışında izin verilen yerlerde içilebilir. | Open Subtitles | السجائر مسموحة فقط في المناطق التي تجيزها الجامعة إذهب للخارج |
| Amerika Birleşik Devletleri'nde izin verilen çalışmalar değildir. | Open Subtitles | هذه الدراسات ليست مسموحة بعد في الولايات المتحدة نظرًا لإحتماليّة إندلاع أوبئةٍ بالخطأ كهذا. |
| Derste telefonların açık kalması yasak sanıyordum Dr. Blake. | Open Subtitles | ظننت ان الهواتف الخلوية غير مسموحة بالمحاضرة,د.بلايك |
| Buraya telefon sokmamızın yasak olduğunu sanıyordum. | Open Subtitles | لقد إعتقدتُ بأن الهواتف غيرُ .مسموحة لنا هُنا |
| Ter odasında meyve konservesi ve etsiz kuru fasulye hariç konserve yiyeceklerin yasak olduğunu hatırlatmak isterim. | Open Subtitles | أود أن أذكركم بأن الأطعمة المعلبة وغير المعلبة غير مسموحة في غرفة العرق باستثناء الفاكهة المعلبة وحبوب الفاصولياء دون اللحوم. |
| Kanada'da yasak olan bazı maddeleri içeriğinden çıkarmamız gerek. | Open Subtitles | جاك أوك - صانع مكملات ============ لقد اضطررنا لسحبه، بعض مركباته غير مسموحة في كندا |
| Burada içmem yasak mı? | Open Subtitles | هل أنا مسموحة بتناول البيرة هنا؟ |
| Üzgünüm. Helikopterde silah yasak. | Open Subtitles | معذرة الأسلحة غير مسموحة بالمروحية |
| Bayım buraya girmeniz yasak. | Open Subtitles | هذه المنطقة غير مسموحة لك يا سيدي |
| Burada sadece iyi haberlere izin var, Famulus. | Open Subtitles | فقط الأخبار السارة مسموحة هنا يا (فاميليس). |
| Bu tür araştırmalar olası salgın kazalarına karşı, Amerika Birleşik Devletleri'nde izin verilen çalışmalar değildir. | Open Subtitles | هذه الدراسات ليست مسموحة بعد في الولايات المتحدة نظرًا لإحتماليّة إندلاع أوبئةٍ بالخطأ كهذا. |
| Kullanılmasına izin verilen yöntemler: | Open Subtitles | تقنيات الاستجواب التي كانت مسموحة كانت |
| İzin verilen prosedürün aksine. | Open Subtitles | .ضد إجراءاتٍ مسموحة |