| Fakat buğdayla ve oğullarımın kavgalarıyla çok meşgulüm. | Open Subtitles | لكنّي مشغول جدّاً بقمحي، -وبما أن أولادي يحاربون ... |
| Bu saçmalık için çok meşgulüm. | Open Subtitles | أنا مشغول جدّاً لهذا الهُراء. |
| David. Telefona cevap vermek için çok meşgulüm. | Open Subtitles | (ديفيد) يتكلّم، أنا مشغول جدّاً للردّ على هاتفي |
| Dr. Sanjar, şu an çok meşgulüm. Vaktim yok. | Open Subtitles | (سانجار)، أنا مشغول جدّاً الآن وليس لديّ وقت |
| Buna rağmen, önümüzdeki sene seçimler var, Çok meşgul olucam. | Open Subtitles | إلى جانب ذلك، لدينا الإنتخابات السنة القادمة، سأكون مشغول جدّاً. |
| 4,6 milyarlık bir hesap yok. - Çok meşgul bir adamım. O yüzden-- | Open Subtitles | لا يوجد حساب بقيمة 4.6 مليار دولار، والآن، أنا رجل مشغول جدّاً لذا... |
| - çok meşgulüm. | Open Subtitles | -أنا مشغول جدّاً . |
| Çok meşgul. | Open Subtitles | إنّه مشغول جدّاً. |