| Ben onunla çirkin bir aşk ilişkisi yaşamıyorum, düşündüğün buysa. | Open Subtitles | انا لست في علاقة غرامية مشينة معه ان كان هذا ما تعتقدينه |
| Eli'ya dedikodu sütünunda çirkin şeyler söylemiş. | Open Subtitles | قال أشياء مشينة عن إيلاي في عمود صحفي للنميمة |
| Küçükken hasta olmasıyla ilgili çok çirkin bir yalan söyledi ve ben de inandım. | Open Subtitles | كذبة مشينة للغاية عن أنها كانت مريضة وهي طفلة وأنا صدقتها |
| Suçlamaların çok çirkin ve tümüyle asılsız. | Open Subtitles | اتّهاماتك مشينة و عاريةٌ عن الصحّة |
| Sen babam benim utanç kaynağı, birilerinin hamile bıraktığı kaltağın teki olduğumu düşündüğü için doğumda ellerimden alınmıştın. | Open Subtitles | انتزعوكِ من حضني لدى ولادتك، لأنّ أبي ارتآني ساقطة مشينة. |
| Söylemek zorundayım çünkü Billie'ye yaptığın muamele çok çirkin. | Open Subtitles | يجب أن أقول أن طريقة تعاملك مع (بيلي) مشينة للغاية |
| Müthiş bir kariyere utanç verici bir son. | Open Subtitles | يالها من نهاية مشينة لرحلة عمل عبقرية |
| Lobas ailesi içinse, utanç verici bir gece. | Open Subtitles | (بانسبة إلى عائلة (لابوس الليلة هى ليلة مشينة |
| Bu arada senin için utanç verici olmalı. | Open Subtitles | تبدو وكأنها فكرة مشينة |