| Özellikle erkekler için tasarlanmış giysilerinin içine giyebilecekleri bir şeyden bahsediyorum. | Open Subtitles | أتحدّث عن حمّالة تحتية، مصمّمة خصيصاً للرجال. |
| Önümüzdeki 4 hafta boyunca her gün, yumurta sayını arttırmak için tasarlanmış çeşitli hormonlar içeren iğneler olacaksın. | Open Subtitles | ستأخذين حقنات يومية من عدّة هرمونات مصمّمة لزيادة إنتاجكِ من البويضات. |
| Bu makine onu tespit edip özünü çıkarmak için tasarlandı. | Open Subtitles | و هذه الآلة مصمّمة لتحديد مكانها و استخراجها. |
| Tesis, bize verdiğin özelliklere göre tasarlandı ve karar verdiğimiz yer de gözden oldukça uzak bir yerde. | Open Subtitles | المنشأة مصمّمة للمواصفات التي أعطيتَنا إيّاها، والأمرُ متكتّم حيثُ نضعها. |
| Dünyanın en büyük oyun tasarımcısı burada bizzat sizi, ilk test grubumuzu, Antenna tarafından sunulan yeni tasarımı vaRoluŞ'ta yönlendirecek. | Open Subtitles | أعظم مصمّمة ألعاب في العالم هنا معنا شخصيّا، لتقود أول اختبار "خاص بلعبتها المبتكرة "إكسزتانس" من شركة "أنتينا |
| Ne de olsa o bir moda tasarımcısı. | Open Subtitles | إنها مصمّمة أزياء |
| Başlarda biraz zor oldu ama çok kararlı biriyimdir ve kesinlikle buna değerdi. | Open Subtitles | تطلّب الأمر بعض المهارة في بادئ الأمر لكنّي كنتُ مصمّمة على إستكمال الأمر |
| Özel tasarım almanı söylemiştim! | Open Subtitles | ! طلبت منك شراء ملابس مصمّمة خصيصاً |
| Ellerimiz işlemek, tutmak, kazmak, soymak ve kendimizi beslemek üzere mükemmel bir şekilde tasarlanmış. | Open Subtitles | أيدينا مصمّمة بشكلٍ متقَن لالتقاط، طرق، قبض وحفر وتقشير، وإطعام أنفسنا |
| Ve sonra akıllıca tasarlanmış etkileşime ihtiyacın var. | TED | ثمّ تحتاج إلى تفاعلات مصمّمة بذكاء. |
| Bir seks oyuncağı ne diye internete bağlanır diye merak ediyorsanız mesafeli ilişki yürüten iki kişi için tasarlanmış, uzaktan sevgilerini paylaşmak için. | TED | قد تتساءلون لماذا قد تتصل لعبة جنسيّة بالإنترنت، لكنها مصمّمة لشخصين في علاقة تفصلهما مسافة بعيدة، لكي يستطيعا تبادل حبّهما عن بعد. |
| bunlar tümör hücrelerini tekrarlamamak üzere zehirlemek için tasarlanmış toksik hücreler. | Open Subtitles | ﻷن غالبيّة هذه العلاجات الكيماويّة هي ذات نفسها مسرّطِنات و هذا المقصود منها. تلك مسمِّمات خليّة و هي مصمّمة لتسميم الخلايا الوَرميّة حتى لا تتناسخ. |
| Hab'da şarj edilmek üzere, şarjı bitmeden önce en fazla 35 km yapacak şekilde tasarlanmış bir tane sağlam Yüzey Aracı var elimde. | Open Subtitles | "لدي عربة واحدة تعمل مصمّمة لسيرمسافةأقصاها35كيلومتراً.. قبل إعادة شحن .. البطارية من المأوى" |
| T X, sibernetik organizmaları yok etmek için tasarlandı. | Open Subtitles | تي أكس ) مصمّمة لإنهاء أعضاء الاتصال ) |
| Önüne gelenle yatan bir moda tasarımcısı için. | Open Subtitles | مصمّمة أزياء فاسقة. |
| Ben de askeri polisteki, kendini ispatlamaya kararlı genç yüzbaşıydım. | Open Subtitles | و أنا كنت مجنّدة ملازمة شابة في الشرطة العسكرية مصمّمة على إثبات نفسي |
| Geçmişi deşmekten vazgeçmeyecek. Margaux bu özel makaleyi yazmakta kararlı. | Open Subtitles | لن تتوقّف عن التنقيب خلفه (مارغو) مصمّمة على فضحه |
| Bunu yapmaya kararlı olduğunu biliyorum. Ama ben de öyleyim. | Open Subtitles | -أعرف أنّها مصمّمة و أنا كذلك |
| - Özel tasarım çanta. | Open Subtitles | - محفظة مصمّمة. |