| Senin Tokarevin mermisi bende, balistik uyuyor, | Open Subtitles | لدى مقذوف من مسدسك التوكاروف و لدى تقرير مطابقه من المعمل يقول |
| Balistik uyuyor ve açık tutuklamama emrim var. | Open Subtitles | انا لدى تقرير مطابقه و امر اعتقال صريح هو من فعلها . وانا عرفت ذلك . |
| Elbiseler, son görüldüğünde üzerinde olanlara uyuyor. | Open Subtitles | والملابس مطابقه كاخر ملابس شوهدت بها |
| Mindy, Motorlu araçlar dairesini ara, Bakalım bir eşleşme bulabilecek misin. | Open Subtitles | ميندي" اُطلبي القسم" الخاص بالسيارات لنرى إن كان لديهم سياره مطابقه |
| Ve sistemde bir eşleşme var. | Open Subtitles | وجهاز مطابقه البصمات الذى يعتمد عليه حصل لنا على تطابق |
| Ve günün piyangosu size vurdu, çünkü eşinin dokusu size, sizin dokunuz da Bayan Halford'a uyuyor. | Open Subtitles | ! وفي مصادفة اليوم, إنها مطابقة لك يا سيّدي وأنتِ سيّدة (هالفورد), مطابقه له! |
| - Evet, kız diğer kurbanların profiline uyuyor. | Open Subtitles | أجل,انها مطابقه لمواصفات |
| Kasabın kurban profiline uyuyor. | Open Subtitles | مطابقه لمواصفات ضحايا السفاح |
| NIBIN'de arattım ve bir eşleşme buldum. | Open Subtitles | لقد مررتها بنظام التعريق وحصلت على مطابقه |
| eşleşme çıkmadı ama rehinesinden çıktı. | Open Subtitles | لم نجد أي مطابقه عليه ولكن وجدنا مطابقه على رهينته |
| eşleşme buldum. | Open Subtitles | لدي مطابقه... |