| Geçen yıl Amerikalılar Tebrik kartlarına üç milyar dolardan fazla para harcadı. | Open Subtitles | السنة الماضية، اشترى الأمريكيون ما يقرب قيمته ثلاثة مليارات دولار بطاقات معايدة. |
| Muhtemelen bir Tebrik kartı falandı, neyse. | Open Subtitles | أظن أنها كانت مجرد بطاقة معايدة على أية حال |
| Bundan harika bir Noel kartı olur. Fotoğraf makinemi getir, Sven. | Open Subtitles | هذا يجعلها كارت معايدة رائع احضرى الكاميرا يا سفن |
| Walgreens'e gidip bana doğumgünü kartı al. Angola'dayız. | Open Subtitles | اذهب لـ " والغرنيز " و أحضر لي بطاقـة معايدة متـأخرة |
| Doğum günü kartı gibi bir şeyin üzerinde adresi olması lazımdı. | Open Subtitles | ربما لدي بطاقة معايدة لعيد الميلاد أو شئ ، مع عنوانه |
| Lily'le Marshall, Marvin bebeğin doğum duyurusu kartının fotoğrafını çekmesini Robin'den istediler. | Open Subtitles | ليلي" و "مارشال" طلبوا من "روبن" ان" "تكون المصورة لكارت معايدة الطفل "مارفن |
| Bunun için Tebrik kartı çıkmadı mı yoksa? | Open Subtitles | ماذا؟ ألا توجد بطاقات معايدة لهذا الغرض؟ |
| Annie Jump Cannon o ve kız kardeşlerinin gerçekte ne yaptığını anlatan bir Noel Tebrik kartı yollamıştı. | Open Subtitles | أرسلت "أني كانون" بطاقة معايدة في ليلة رأس السنة توضح فيها ما تفعله هي وأخواتها |
| Bunu Tebrik kartına yazmalısın. | Open Subtitles | عليك تدوين ذلك على بطاقة معايدة. |
| Herkes aslında bir çek yada Tebrik kartı ister. | Open Subtitles | الجميع يريد شيكاً --أو بطاقة معايدة |
| Tebrik kartları yollarsak giyebiliriz. | Open Subtitles | أو، نرسل بطائق معايدة. |
| Benden bir Noel kartı bekleme bebeğim. | Open Subtitles | انتظر منك كارت معايدة هذا العام يا عزيزتي |
| İki senedir seni ne gördüm, ne de konuştum. Birbirimize siktiri boktan bir Noel kartı bile atmadık. | Open Subtitles | لم أرَكَ أو أحادثكَ أو نتبادل بطاقة معايدة طوال عامين |
| Her sene bana bir Noel kartı gönderir. | Open Subtitles | لذا فهو يُرسل لي بطاقة معايدة كل عام فى عيد الميلاد |
| - Annenin doğumgünü kartı. - Ah, Tanrım. | Open Subtitles | -بطاقة معايدة من والدتك . |
| - Doğum günü kartı falan yolladım. | Open Subtitles | لقد أرسلت لكَ بطاقات معايدة بعيد ميلادك لم تكن تلكَ هدية |
| Büyükannesine Doğum günü tebriği için bir teşekkür notu yazmalıyız. | Open Subtitles | علينا كتابة بطاقة معايدة لجدتها بمناسبة عيد ميلادها |
| Ne çocukluk albümü, ne Doğum günü kartı ne de bir bukle saç. | Open Subtitles | لا كتاب أطفالٍ، ولا بطاقة معايدة ميلاد أو خُصلة من شعرٍ. |
| Lily'le Marshall, Marvin bebeğin doğum duyurusu kartının fotoğrafını çekmesini Robin'den istediler. | Open Subtitles | ليلي" و "مارشال" طلبوا من "روبن" ان" "تكون المصورة لكارت معايدة الطفل "مارفن |
| Ben bunu tabii ki de bir tatil kartı yoluyla yaptım | TED | وقد أظهرت ذلك عبر بطاقة معايدة للعطلة، بالطبع. |