| Ve onu sıradan bir mıknatısın üzerine koyduğum zaman, sadece havada asılı kalır. | TED | و عندما أضعه فوق مغناطيسٍ عاديٍّ، يبقى معلقاً في الهواء. |
| Gezegenimizi bir sistem olarak, tek bir nesne olarak uzayda asılı görmenin nasıl bir şey olduğunu hissetmek istedim. | TED | حاولت تجربة شعور ماذا يبدو أن ترى كوكبنا كنظام واحد، جسم واحد، معلقاً في الفضاء. |
| Direğe asılı olarak bütün gün burada öylece durmak çok sıkıcı. | Open Subtitles | إنه شئ ممل جداً أن أظل معلقاً هنا طوالالنهاربعمودعلى ظهري. |
| Kafanın doldurulmuş ve oturma odasının duvarına asılmış olması. | Open Subtitles | إن رأسك محشواً و معلقاً على حائط غرفة المعيشة |
| Bir çocuk boğularak ölüp de nasıl kirişe asılmış olur? | Open Subtitles | كيف انتهى الحال بفتى اختنق حتى الموت إلى معلقاً من عارضة؟ |
| Kamyonun kapısına bir çeşit kolye asılmıştı. | Open Subtitles | نوعاً ما من عقد كان معلقاً من الداخل لباب الشاحنة |
| öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar. | TED | ويستمر بالعدو .. الى تلك اللحظة التي ينظر بها الى أسفل قدميه .. ويدرك انه في الهواء معلقاً |
| Gerçekten hayal gibi. Her şey burada asılı duruyor. | Open Subtitles | إننى حقاً لا يمكننى تصورك معلقاً فى هذه القاعات |
| Açılış gecesine kadar asılı kalacağımı sanmıştım. | Open Subtitles | ظننت أني سأبقى معلقاً هناك حتى ليلة الإفتتاح |
| Kendi türleriyle bir arada olacakları bir yer. Belki köşede, lanet bir yarasa gibi baş aşağı asılı durarak işletirim. | Open Subtitles | ربما سأديره من الزاوية معلقاً بالمقلوب كالخفاش اللعين |
| Efendimiz İsa, haça gerildiğinde... yanında asılı olan hırsıza seslendi: | Open Subtitles | سيدنا المسيح حين كان مصلوباً خاطب اللص الذي كان معلقاً بجانبه |
| Babamın elbiselerine baktım ve asılı duran, babamın amiral üniformasını gördüm. | Open Subtitles | نظرت إلى ملابس أبى كان معلقاً فيها سترة أميرالاى |
| Takım arkadaşlarım ve ben boynundan asılı bir siyah gördük. Ve ateşe verilmişti. | Open Subtitles | أنا و زملائي راينا رجلاً معلقاً من عنقه و تم إحراقه |
| Vitrinde asılı duran ödüllü hindiyi sattılar mı, biliyor musun? | Open Subtitles | أتعلم ما إذا كانوا قد باعوا الديك الجائزة الذي كان معلقاً هناك؟ |
| Onu orada öylece asılı bırakmalıydık, şimdiye kadar ölürdü. | Open Subtitles | ربما كان علينا تركه معلقاً هناك فمن الممكن أن يكون قد مات الآن |
| Onu orada asılı bıraktın. | Open Subtitles | كلاّ , لن تفعل ذلك فقد تركته معلقاً كأنه دمية البنياتا |
| İskoçyalı bir çocuğun cesedini ormanda asılmış halde bulmuştum. | Open Subtitles | لقد رأيت جثة الطفل السكوتلندي معلقاً في الغابة لقد قطعت الحبل |
| Sonraki hafta, eve vardım, ...kapıma asılmış bir fare vardı. | Open Subtitles | ... وبعد أسبوع , كنت في منزلي وجدت فأراً معلقاً على باب البيت |
| Gerçek beyin cerrahı, Sussman'ın cesedinin kafatasının arkasından kancayla asılmış olduğunu gizlemek için olay mahallini tekrar mı düzenlemiş? | Open Subtitles | هل جرّاح الدماغ الحقيقي، عدل مسرح الجريمة؟ أخفى أي دليل على أنّ رأس "ساسمن" كان معلقاً بخطاف في مؤخرةِ جمجمته. |
| - İskelede çalışan adam asılmıştı. | Open Subtitles | -رأيت المسؤولمن المرفأ معلقاً من عنقه |