| Eğer sanığın oğlu ile ilişkim olduğu öğrenilecek olursa sadece davayı kaybetmekle kalmam herşeyimi kaybederim. | Open Subtitles | اذا فضح الامر بأني على علاقه جنسيه مع ابن المدعي عليها انا لن اخسر المحاكمه فقط انا سوف اخسر كل شيء |
| Kendin davalının oğlu ile iş pişirirken beni buraya sürükleyip tanığın fikrini değiştirmekle suçlamakta ciddi misin? | Open Subtitles | حقا انتي تجريني الى هنا لتـتهميننـي بتتلاعب بالشهود بينما انتي متورطه في علاقه مع ابن المدعي عليها؟ |
| Bence benim Yahudi kızlarımı, Atika'nın Filistinli oğlu ile göstermek istedin sırf dünya Stein Birleşik Renkleri'ni görebilsin diye. | Open Subtitles | اظن انك اردت ان تحضر بناتي اليهوديات مع ابن عتيكة الفلسطيني فقط لتجعل العالم يرى اتحاد الاعراق في عائلة شتاين |
| - Katiyen! Herhangi birinin oğluna da aynı şekilde davranırım. | Open Subtitles | هذه هى الطرقة التى أتعامل بها فى موقف مع ابن أى أحد |
| Peki Jango Fett'in oğluna ne yapmayı planlıyorsunuz? | Open Subtitles | ما الذي تنوي فعله مع ابن جانجو فيت ؟ |
| Kuzen Matthew'le gülünç kız öğrenciler gibi kıkırdamanız ise hazindi! | Open Subtitles | وأنتِ تقهقهين كمراهقة سخيفة مع ابن العم ماثيو! أمر مثير للشفقة! |
| Bir kadının erkek arkadaşı, kadının küçük oğluyla birlikte evde yalnız başınaydı. | Open Subtitles | خليل امرأة كان في المنزل وحيدًا مع ابن المرأة، طفل صغير |
| Davalının oğlu ile cinsel ilişki yaşıyor musunuz? | Open Subtitles | هل لك علاقه جنسيه مع ابن المدعي عليها؟ |
| Öğrenciler canavarı serbest bıraktıklarında Swift'in oğlu ile beraber laboratuardaymış. | Open Subtitles | كان بالمختبر مع ابن (سويفت) حين .أطلق الطلاب سراح المخلوق |
| Malzeme odasında Lavar'ın oğlu ile ilgileniyor. | Open Subtitles | لا، إنه في المخزن، يتعامل مع ابن لافار. |
| Karsten'ın oğluna bir kıyak yapmam için birkaç siyasi destek ima ettiğin kısımda kalmıştık. | Open Subtitles | اوه تذكرت كنا عند النقطة التي تلمح فيها عن نوعاً من الصالح السياسي اذا تساهلت مع ابن "كارستين " |
| Khettry'nin oğluna mı bulaşıyorsun? | Open Subtitles | أتعبث مع ابن (خطري)؟ اذهب و العب الكيرم أيُّها اللعين |
| Kuzen Matsew'le uzlastigimiza memnunum. | Open Subtitles | أنا سعيدة جداً لأننا حللنا كل شيء مع ابن العم (ماثيو) .. |
| - Kuzen Robert'a bunu söylemeye cesaret edemem. | Open Subtitles | أنا لن أجرؤ مع ابن (روبرت) يمكنك ذلك معي |
| Ari şu anda Phil Rubenstein'ın oğluyla birlikte. Senden "Medellin" de oynamanı istiyorlar. | Open Subtitles | (آري) مع ابن (روبنستين) يريدونك في (مدلين) |