| Bence Kevin Prens ile o kadar çok eğlenecek ki... | Open Subtitles | حسناً, يذهب كيفن بعيدًا للاستضافة لعمل الكثير مع الأمير ... |
| Dün Prens ile birlikte onu da öldürmeyi planlıyorlardı. | Open Subtitles | كانوا ينوون قتلها بالأمس جنبا إلى جنب مع الأمير |
| Dün Prens ile birlikte onu da öldürmeyi planlıyorlardı. | Open Subtitles | كانوا ينوون قتلها بالأمس جنبا إلى جنب مع الأمير |
| Bu akşam sizi Prensle beraber göreceğiz sanırım. | Open Subtitles | أتوقّع أن أراكِ الليلة مع الأمير في الحقيقة أنا لست ذاهبة مع الأمير |
| Ben, Noriyasu, himayem altındaki Prensle beraber, buraya gelene kadar savaştık. | Open Subtitles | أنا (نورياسو)، وقد عدت بشق الأنفس... إلى القلعة مع الأمير بحمايتي |
| Aslında Prensle birlikte programı konuşmak istedim. | Open Subtitles | في الواقع، كنا نحتاج إلى مناقشة برنامج اليوم مع الأمير |
| Prensle birlikte kaleye doğru gitti. Ne? | Open Subtitles | لقد فر هاربا إلى القلعة مع الأمير |
| Jamie'in günleri de hitabette iyi olmaya devam eden... | Open Subtitles | أمضى جايمي أيامه مع الأمير تشارلز |
| Jamie'in günleri de hitabette iyi olmaya devam eden... | Open Subtitles | أمضى جايمي أيامه مع الأمير تشارلز |
| Eğer Prens ile bir sorununuz yoksa o zaman ben nasıl yolunuza çıkarım? | Open Subtitles | حسنا، لوأنت سعيد مع الأمير إذن... ما المشاكل التي استطيع فعلها؟ |
| Prens ile yemek yemeni anlıyorum. | Open Subtitles | أنا أفهم كان لديك عشاء مع الأمير. |
| Prens ile bu konuda konuştun mu? | Open Subtitles | هل تكلمتي مع الأمير بخصوص هذا؟ |
| Dima, Prens ile Petit Palas'ta bir defileye katılıyor. | Open Subtitles | سيحضر (ديما) عرضاً للأزياء مع الأمير في قصر (بيتي) |
| Tamam, Prens ile Bern'e gideceğim. | Open Subtitles | حسناً، سأذهب مع الأمير إلى (بيرن) |
| Prensle beraber Ba Sing Se'ye gidiyorsun. | Open Subtitles | ستذهب إلى (با سينغ سي) مع الأمير ! |
| - Git Prensle birlikte ol. | Open Subtitles | أذهبي مع الأمير |