| Bu aynı zamanda soygucumuzun bir ortağı olduğunu doğruluyor. | Open Subtitles | الذي يُؤكد أيضًا بأنّ سارقنا كان يعمل مع شريك |
| Bu ceset parçalarını taşımak bir hayli güç istiyor muhtemelen ona yardım eden ve onun isteklerine uyan itaatkar bir ortağı var. | Open Subtitles | القوة المطلوبة لفعل ذلك و نقل أجزاء الجثث من المرجح أنها تعمل مع شريك خاضع و الذي تسيطر عليه بمخططاتها |
| İkinizin de stratejik bir ortak bulmayı düşünmenizi rica ederim | Open Subtitles | أريد من كلاكما النظر في التحالف مع شريك استراتيجي |
| Bir ortakla gitmek tehlikelidir. Katiller daima pusuya yatarlar. | Open Subtitles | على الجانب الآخر , الذهاب مع شريك خطير أيضاً القتلة يترصدون دائماً |
| Bir iş ortağımla bir proje üzerinde çalışıyordum. | Open Subtitles | كنت أعمل على مشروع مع شريك مساعد لي |
| O yüzden bir suç ortağı ile birlikte çalışıyor olmalı. | Open Subtitles | لذا لا بد وأنه يعمل مع شريك له في الجرائم |
| Harold'ın oda arkadaşıyla konuşmaya gittim ve Harold'ın, hemşirenin onu zehirliyor olduğunu düşündüğünü söyledi. | Open Subtitles | ذهبت للتحدث مع شريك هارولد. وقال بأن هارولد اعتقد بأنها كانت تسممه. |
| (Gülüşmeler) Yani, bu şarkı tam anlamıyla onlarla ilgili: EPC'ler. | TED | (ضَحك) هذا كان موضوع الأغنية بالضبط: التزاوج مع شريك إضافي. |
| Uzun süre önce, çiftleşme ve üreme için üç farklı beyin sistemi geliştirdiğimizi belirtmiştim: Cinsel dürtü, yoğun romantik aşk hisleri ve uzun süreli bir partnere duyulan derin, sınırsız bağlılık hissi. | TED | ولقد حافظت بعد فترة طويلة بعد أن قمنا بتطوير ثلاث أنظمة دماغ مختلفة بشكل واضح للتزاوج والتكاثر: الدافع الجنسي، مشاعر الحب الرومانسي الشديد ومشاعر التعلق لأبعد الحدود مع شريك على المدى الطويل. |
| Garcia, şüphelinin bir ortağı olabilir ve bu ortak ebeveyn ya da koruyucu olabilir. | Open Subtitles | غارسيا، نعتقد أن الجاني قد يكون يعمل مع شريك أحد الوالدين أو وصي |
| Neden Oosthuizen'in mailleri yazan bir ortağı olduğunu düşünmüyorsun? | Open Subtitles | لماذا ترفض الفرضية بأن "أوستهازن" تحالف مع شريك والذي كتب تلك الرسائل ؟ |
| Belki de bir ortağı olduğu için Emma'nın planını öğrenemedim. | Open Subtitles | ربّما لمْ استطع اكتشاف خُطة (إيما) لأنّها تعمل مع شريك. |
| Bazı nedenlerle Mandalay'in bir ortağı olduğunu düşünüyoruz.. Sizinle görüşen kimse oldu mu? | Open Subtitles | حسناً ، لدينا سبب للإعتقاد أنّ (ماندالاي) يعمل مع شريك ، هل إتّصل بكَ أيّ شخصٍ آخر؟ |
| Vefat eden Soto'nun bir ortağı olduğunu biliyoruz. | Open Subtitles | نعرف أن الرجل الميت (سوتو) كان يعمل مع شريك |
| İşe geri döndünüz ve size bir ortak verdiler. | Open Subtitles | أفهم أنّك عُدت إلى العمل وجعلوك تعمل مع شريك |
| Yeni bir ortak için başvurdum. | Open Subtitles | لقد وضٍعتٌ مع شريك آخر |
| bir ortak ile çalışmaktan nefret ediyorum. | Open Subtitles | أنا أمقت العمل مع شريك |
| Güney Dakota'da yaşamak, duygusal olarak gelişmemiş Bir ortakla çalışmak... | Open Subtitles | الحياة في جنوب داكوتا والعمل في المستودع ...مع شريك عاطفي |
| Benim evrenimdeki olayda Bir ortakla çalışıyordu. | Open Subtitles | في القضيّة التي عملنا عليها سابقاً، كان يعمل مع شريك. |
| Ölmeden önce Bir ortakla beraber çalıştıklarını düşünüyoruz. | Open Subtitles | لدينا سبب أنه قبل مماته، كان يتعاون مع شريك. |
| Aklımda bir şey var ama bu bilgiyi sadece bir iş ortağımla paylaşırım. | Open Subtitles | -لدي فكرة جيدة ولكن هذه المعلومات أتشاركها فقط مع شريك |
| İşlediği bir ya da birkaç suçta bir suç ortağı ile çalışmış. | Open Subtitles | في حالات عديدة يتضح أن المشتبه بها مع شريك او أكثر |
| Ayrıca, annesinin yogadan tanıdığı bir kadının kocası, Kevin Bacon'ın son filminde yiyecekleri getiren adamın oda arkadaşıyla üniversiteden tanışıyormuş. | Open Subtitles | و سمعوا هذا، والدتها تعرف امرأة من اليوغا زوجها ذهب الى الكلية مع شريك السكن لشاب وضع |
| Eğer öyleysen, bu OPP'' Aslında, bu EPC. Çok eşli cinsel münesebetin kısaltması. | TED | إذا كنتم تظنون ذلك، فإليكم OPP" في الواقع، هذا إي ب سي (المصطلح) وتلك الحروف اختصار للتزواج مع شريك آخر. |
| Uzun süreli bir eşe karşı yoğun bağlılık hissederken bir yandan da başka birine karşı aşk hissebilirsiniz, hatta bu ikisi dışında birilerine karşı da seks dürtüsü hissedebilirsiniz. | TED | يمكنك الشعور بتعلق شديد مع شريك لفترة طويلة بينما تشعر بحب رومانسي مكثف لشخص آخر، بينما تشعر بالدافع الجنسي مع شخص غير مرتبط بهؤلاء الشركاء. |