| Muhtemelen sakinleşmek için Chloe ile sevişmiştir. | Open Subtitles | ربما انه مارس الجنس مع كلوي ليهدئ من نفسه |
| Chloe ile beraber bir deniz kazası ve... | Open Subtitles | ... إحدى تلك القصص حيث أعزل في مكان ناء مع كلوي و |
| Onu, Lex'i öldürmek hakkında Chloe ile konuşurken duydum. | Open Subtitles | "أنا سمعته يتحدث مع "كلوي" عن قتله لـ "ليكس |
| Benle Izzy, Archie'yle kalırız siz ikiniz de Chloe'yle yatarsınız. | Open Subtitles | لذا أنا وإيزي نستطيع النوم مع آرتشي وأنتم الأثنان تستطعون النوم مع كلوي |
| Yeni iş, Chloe'yle yaşamanın yarısı kadar stresli değil. | Open Subtitles | العمل ليس بنصف إرهاق العيش مع كلوي |
| Chloe ve ben bir saat bavul açtık ve hiçbir şey söylemedi bana. | Open Subtitles | رتبت أغراضي لساعة مع كلوي لساعة ليلة أمس ولم تقل شيئاً |
| Chloe ile konuştum. Birkaç gün onunla kalmam iyi olur diye düşündüm. | Open Subtitles | تكلمت مع (كلوي)، فكرت أني يجب أن إذهب لأقيم معها لبضعة أيام |
| Gerçek şu ki,Seni öpmemeliydim çünkü şu an Chloe ile birlikteyim, ve ona bir şans vermem lazım o yüzden... sen de bunun yüzündne uykusuz kal. | Open Subtitles | اسمع, الحقيقة هي, لم يجب علي أن اقبلك لاني مع كلوي ...... و انا احتاج أن اعطي ذالك فرصة, لذالك |
| Ben Chloe ile kalıyorum, zaten yokmuşum gibi farz et. | Open Subtitles | "سأمكثُ مع "كلوي تظاهري بأنني قد غادرتُ أصلاً |
| Chloe ile planlarım var. Kimse hakkında kötü düşünmez. | Open Subtitles | لدي مخططات مع كلوي لا احد سوف ينتقص منك |
| Chloe ile olan durumunu önemsizleştirmek istemiyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نود ان نستهين بتجربتك مع كلوي |
| O zaman Chloe ile kadınlar konferansına gitmem sorun olur mu? | Open Subtitles | أيمكنني إذن الذهاب إلى مؤتمر النساء مع (كلوي)؟ |
| Şimdi Lana, Chloe ile yaşadığına göre, ben onun yerini alıyorum. | Open Subtitles | حسناً، بما أن (لانا) تعيش مع (كلوي)، سآخذ المكان |
| Chloe ile birlikte Daily Planet'teydim. | Open Subtitles | كنت في الـ(دايلي بلانيت) مع (كلوي)، ما الذي حدث ؟ |
| Artık Chloe'yle yaşamama gerek yok. | Open Subtitles | ليس علي العيش مع كلوي بعد الآن |
| Chloe'yle çok şanslıydım. Bir şekilde yürüdü. | Open Subtitles | (كنت محظوظ جداً مع (كلوي ونجحت بطريقة ما |
| Kim olduğunu bulmalıyım. Bırak da Chloe'yle konuşayım. | Open Subtitles | يجب أن أعرف من هو، سأتكلم مع (كلوي) فحسب |
| Ben de bu arada, Chloe'yle takılacağım işte. | Open Subtitles | (سأتسكع مع (كلوي لا أدري إن كنت تعلم ذلك أم لا؟ |
| Chloe ve Morris'le iletişimdesin. Tamam. | Open Subtitles | مايك" ، عليّ الرد علي هذه المكالمة ، أنت مباشرة" "مع "كلوي" ، و "موريس |
| Beni yaşı tutmayan bir her şey dahilin ortasında bırakıp... Chloe ve Madisonlarla AVM'ye gittiğine inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدّق أنّكِ تخلّيتِ عنّي في منتصف حفلة لتذهبي للسوق مع (كلوي) و الشقيقات (ماديسون). |
| Chloe ve Dan'in çocuklarını kaçırdım. | Open Subtitles | لقد فوّتُ ذلك , مع(كلوي)و(دان)،أليسَ كذلك؟ |