| Muhtemelen bu aralar görüştüğüm Mike ile takılırım. | Open Subtitles | من المحتمل اني سأبقى مع مايك .. الرجل الذي أواعده |
| Evet, Mike ile beraberken devletin sağladığı olanaklardan yoksun olarak çalışmaya alışıyorsun. | Open Subtitles | أجل عندما تعلمين مع مايك ، سوف تعتادين على عمل بدون تجميل عمل الحكومة |
| Biliyorum biraz serseri gibi görünebilir fakat Mike ile benim yaptığıma bak. | Open Subtitles | قد يكون غريباً قليلاً ولكن أنظري ما فعلت مع مايك |
| Tatlım Mike'la konuşuyordum ve dedi ki... | Open Subtitles | عزيزي,لقد كنت اتكلم مع مايك ..و هو يقول ان |
| Bak, bütün bildiğim Mike'la romantik bir haftasonu geçirmeye çalışıyorum ve o hep senden bahsediyor. | Open Subtitles | انظر كل ما اعرفه هو انا احاول الحصول على عطلة رومنسية مع مايك و كل ما يتحدث عنه هو انت |
| Korkarım Mike'a katılıyorum efendim. | Open Subtitles | أنا مع مايك في ذلك سيدي الرئيس |
| Tıkılıp kaldım Mike ve iş de vardı bebek yapmaya çalışıyorduk. | Open Subtitles | أوه . اقتربي ومع كل ما يحدث مع مايك والعمل وتعرفون |
| Bunu savaş gazisi Mike ile birlikte kanıtladı. | TED | وقد أثبت ذلك مع مايك وهو جندي البحرية. |
| KITT, Mike ile bağlantıyı kaybettik. | Open Subtitles | كيت ، لقد فقدنا الاتصال مع مايك |
| Mike ile sınırı geçtiysem gerçekten özür dilerim. | Open Subtitles | حتىالآن.. وأنا آسفة حقاً إن كنت قد تعديت حدودي مع "مايك" |
| Akademide Mike ile beraberlerdi. | Open Subtitles | ثلاث سنوات ، ذهب مع مايك" للأكاديميه سوياً" |
| Mike ile yapabilirsin, benimle yapma. | Open Subtitles | أعني بوسعك فعل هذا مع "مايك" لا تفعل هذا معي |
| Bakın Mike ile bunları enine boyuna konuştuk. | Open Subtitles | انظروا, لقد تحدثت مع مايك بشأن كل هذا |
| Mike ile birlikte geleceğinizde de mutluluklar dilerim. | Open Subtitles | وفى حياتك المستقبليه مع مايك |
| Bana bak, ben bu konuyu Mike ile konuşurum. | Open Subtitles | اسمعى سأسوى كل هذا مع مايك |
| Söyle bakalım, Mike'la balayında nereye gideceğinize karar verebildiniz mi? | Open Subtitles | هل اتفقت مع مايك على بقعة لقضاء شهر العسل؟ حسن مازلت آمل بموافقته على باريس |
| Sanırım bu Mike'la bir telefon görüşmesini de kapsayacak. | Open Subtitles | أعتقد أن الأمر سيشمل مكالمة هاتفية مع "مايك"، الخليل الأحمق |
| Önce onu koy. Sorun varsa Mike'la konuşsun. | Open Subtitles | دعه هو اولاً ، اذا كانت لديه مشكله يجب ان يتحدث مع "مايك" |
| Mike'a ulaştığını sanıyor, ve bütün adamlar, onu kandırıyorlar. | Open Subtitles | انها تعتقد أنهُ يتواصل مع مايك, وكل... وكل الأشخاص الذي يقومون بذلك يأخذونها في جولة. |
| Bu işlerle Mike ilgileniyor. Planlarını Mike'a anlat. | Open Subtitles | (مايك) يهتم بشئون أعمالنا يمكنك التحدث مع (مايك) بشأن خططك |
| Efendim, Mike'a katılıyorum. | Open Subtitles | انا اتفق مع مايك |
| Selam. Mike ve erkeklik egosuyla sorunlar yaşıyorum. | Open Subtitles | إنني أواجه مشكلة مع "مايك" وكبريائه الرجولي |