| Alt bacak kanamalı yaralı var bir kişi de baygın. | Open Subtitles | لدينا جرحٌ مفتوحٌ في الطرف السفلي ورجلٌ آخر مغمى عليه |
| Şu an baygın ama beni birkaç kez bıçakladı, dostum. | Open Subtitles | إنه مغمى عليه الآن لكنه طعنني عدة مرات يا رجل |
| Hala baygın ve ürpertici. | Open Subtitles | لم يتغير حاله، مازال مغمى عليه ويبدو مخيفاً |
| 2'de Kendinden geçmiş bir hasta 5'te de yemekte dört martini içmiş karın ağrısı olan biri var. | Open Subtitles | رجل مغمى عليه في الغرفة 2... وشخص مخمور يوجعه بطنه في الغرفة 5. |
| - Kendinden geçmiş biri var. - Dur. | Open Subtitles | - هناك أحد ما مغمى عليه |
| Ve kim bilir, belki bir gün, Chance ailesi resimlerde kimsenin baygın olmadığı bir tatil yapar. | Open Subtitles | ومن يدري , يوم من الايام سيحصل ال تشانس على اجازة حيث لااحدا منا مغمى عليه في كل الصور. |
| - 2 mg Ativan verdik, 12 dakikadır baygın. | Open Subtitles | بدأو بـ 2 ميلغرام من آتيفان، مغمى عليه لـ 12 دقيقة |
| Müvekkillerinden bir tanesinin ödü bokuna karışmış, diğeri de baygın. | Open Subtitles | إحدى موكليك لدي مرتعبة جداً والآخر مغمى عليه. |
| baygın olarak bulunmuş. | Open Subtitles | المسعفون وجدوه مغمى عليه |
| baygın halde bulmuşlar. | Open Subtitles | وجدوه للتو مغمى عليه |
| Kuzenim, amcam Apo'ya baygın olduğu sırada.. | Open Subtitles | ولكنه أخبر عمي (عبده) أنه عندما كان مغمى عليه |
| - Becka, Cole'u banyoda baygın bulmuş. | Open Subtitles | -(بيكا) قد وجدت (كول) مغمى عليه في الحمام |
| Hayır, baygın. Kafasını çarptı. | Open Subtitles | لا , انه مغمى عليه . |