| Şu andan itibaren, kuzgun bir kez daha koruyucun olacak, kaderinde yazıldığı gibi. | Open Subtitles | من الآن وصاعداً سيصبح الغراب الأسود حاميك كما كان دائماً مقدراً لكونه |
| kaderinde bugün ölmek yok Marslı. | Open Subtitles | ليس مقدراً لك أن تموت اليوم أيّها المرّيخي. |
| Ya kaderimizde şey olmak varsa, yani süper kahraman? | Open Subtitles | مذا اذا كان مقدراً ان نكون ابطلاً خارقين؟ |
| Belki de böyle olması gerekiyordu. Bilirsin? | Open Subtitles | ربما ليس مقدراً لك أن تكوني معاه هل فهمتيني ؟ |
| kaderimiz bir olsaydı, dün düzelmiş olurdum. | Open Subtitles | لو كان مقدراً لنا أن نجتمع لكنت شُـفيت بالأمس. |
| Kaçıp gittiysen bile, sanırım Olacağı vardı. | Open Subtitles | حتى إذا هربت فعلاً , فقد كان هذا مقدراً |
| Her zaman üzerimdeki yükün kaderimde insanları kurtarmak olduğunu düşündüm. | Open Subtitles | لكالما شعرت أن كوني مقدراً لإنقاذ الناس عبء ثقيل. |
| İşlemediğine göre... demek ki başarılı olmamam gerekiyormuş. | Open Subtitles | بما أنها لم تنجح إقتنعت بأنهُ لم يكن مقدراً لها النجاح |
| kaderinde büyük bir savaşçı olacağını biliyormuş | Open Subtitles | وانه يعلم انه كان مقدراً له ليصبح محارباً عظيماً. |
| Herkesin kaderinde tarih kitaplarında yer almak olmadığı açık bir gerçektir. | Open Subtitles | إنه واقع بسيط، ليس مقدراً لأي أحد بأن يأخذ مكاناً في التاريخ |
| Majesteleri büyüklük David'in kaderinde var. | Open Subtitles | جلالتك , لطالما كان مقدراً لـ "ديفيد" العظمة |
| kaderinde harika şeyler vardı. | Open Subtitles | لقد كان مقدراً لك أشياءاً عظيمة. |
| Görünüşe göre karşılaşmak kaderimizde varmış. | Open Subtitles | يبدو أنه كان مقدراً لنا أن نلتقي. |
| Eğer birlikte olmak kaderimizde varsa, oluruz. | Open Subtitles | واذا كان مقدراً ان نكون معاً سوف نكون |
| Bugün olanlar kaderimizde varmış. | Open Subtitles | ما حصل اليوم كان مقدراً |
| Bilmiyorum, bir süre sonra içimden öyle bir his geldi ki böyle olmaması gerekiyordu. | Open Subtitles | لكن بعدها كنت بفتره كنت احس انه لم يكن مقدراً لي ذلك |
| Evlenmemiz gerekiyordu ama işler yolunda gitmedi. | Open Subtitles | كان من المفترض أن نتزوج ولكن لم يكن مقدراً لنا ذلك |
| İnternetin, dünyayı daha küçük bir hâle getirmesi gerekiyordu. | Open Subtitles | الإنترنت كان مقدراً ليجعل العالم مكاناً صغيراً. |
| Sence hayatımızın geri kalanında beraber tatile gitmek bizim kaderimiz mi? | Open Subtitles | أتعتاقد بأنه كان مقدراً بذلك بأن نذهب في عطل معاً لبقية حياتنا ؟ |
| Yazı silinmeden ararsam bunun kaderimiz olabileceğini söyledi. | Open Subtitles | لقد قالت لو كان لديّ سبباً لأتصل قبل أن أختفي، ربما هذا كان مقدراً أن يكون. |
| Bir şeyin Olacağı varsa, olur. | Open Subtitles | عندما يكون ذلك مقدراً فهو مقدر |
| Her zaman kaderimde büyük biri olmak olduğunu düşünürdüm. | Open Subtitles | كنت أعرف دائماً انه كان مقدراً لي أشياء عظيمة |
| Hayatın boyunca ağırlık taşıyor da bir anda onları çıkarmışsın ve aslında her zaman bu şekilde olman gerekiyormuş gibi. | Open Subtitles | وكأنك كنتَ تحمل أثقالاً طيلة حياتك وفجأة تتخلص منها وتشعر كأن كان مقدراً لك ان تفعل هذا |