| Şimdi bana bir Havarti parti tabağı, iki mavi ...peynir bombası ve bir peynirli sürpriz kraker ver. | Open Subtitles | الآن أعطنى واحد وعاء حفلة هافارتى قنبلتان جبنة زرقاء و مقرمشات الجبنة الشيدر المفاجأة مباشرة |
| Biraz kraker, ya da karnını doyuracak bir şeyler? | Open Subtitles | , ربما هناك بعض مقرمشات الذرة شئ ما لتأكله؟ |
| En son böyle bir yerde kaldığımda yan yataktaki adam kendini bir papağan sanıyordu ve bütün gece benden kraker isteyip durdu. | Open Subtitles | أخر مرة كنت في هذا المكان، المريض الذي بجانبي أعتقد أنني ببغاء وطلب مني مقرمشات طوال الليلة اللعينة. |
| Nam-ı diğer, Cips. Peynir aromalı nacho. | Open Subtitles | إنه يا أصدقائى مقرمشات الناتشو بطعم الجبن |
| Kalmadı kahvaltılık gevrek... | Open Subtitles | لن يوجد المزيد من مقرمشات الأرز |
| Ayrıca aslında orada kurabiyeler olması gerekiyor ama ama sikik krakerlerden başka bir şey olmuyor. | Open Subtitles | بالإضافة لديهم تلك المقرمشات اللعينة الصغيرة التي من المفترض ان تكون بسكويت لكن من المفترض أن تكون مقرمشات |
| Benim sıcak bir randevum ve senin sıcak krakerlerin var. | Open Subtitles | أنا حصلت على فتاة جميلة و أنت حصلت على مقرمشات ساخنة |
| Çocuklar elma suyu ve kraker aracılığıyla tanışmışlar. | Open Subtitles | الأطفال التقو ليتناولوا عصير التفاح و مقرمشات جاراهام |
| Pijamalarımızla oturup dondurma ve kraker yerken. | Open Subtitles | فقط بالجلوس على الأرض في ملابس مريحة مع مقرمشات وآيس كريم |
| ♪ Kim ♪ ♪ Seni seviyorum. ♪ ♪ Ama en çok yatakta kraker yememe izin verdiğin için seni seviyorum. ♪ | Open Subtitles | ♪ كيم ♪ ♪أحبك ♪ ♪ لكني في الغالب احب ان تتركيني اكل مقرمشات في السرير♪ |
| Kol dayama yerinde su ve kraker var. | Open Subtitles | يوجد ماء و مقرمشات في المكان المخصص لسند الذراع |
| - Evet. Ekmek, kraker, mısır, biraz zeytin baksana Nory için ne buldum! | Open Subtitles | لدينا خبز, مقرمشات, خضار, وبعض من الزيتون... |
| kraker ve tost, gitar nerede? | Open Subtitles | مقرمشات بالخبز، أين ذلك الجيتار؟ |
| Şarap, esrar, peynirli kraker. | Open Subtitles | نبيذ ، الحشيش ، مقرمشات الجبنة |
| Dönüm noktası. Yeni bir kraker değil. | Open Subtitles | وقت القرمشة الفكرة ليست مقرمشات جديدة |
| Yoğurtlu kraker mi? Bu şeyler alışkanlık yaratıyor. | Open Subtitles | مقرمشات اللن، يمكن إدمانها |
| kraker istemediğine emin misin? | Open Subtitles | متأكدة أنكِ لا تريدين "مقرمشات القمح"؟ |
| Tahıl gevreği, ufak kekler Cips, elma, tart var. | Open Subtitles | ماذا تريدين يا طفلتي؟ يوجد لدينا جرانولا كب كيك و مقرمشات فطيرة تفاح |
| Siz Amerikalılar buna Cips derken biz gevrek diyoruz. | Open Subtitles | أنتم الأمريكيّون تطلقون على هذه إسم "رقائق البطاطا"، أما نحن فنطلق عليها إسم "مقرمشات". |
| Sonra domuz derisi, kızarmış soğan, brokoli, peynirli Cips, pastırma ve kanat... ve paça, sakatat ekliyoruz. | Open Subtitles | ثم نضيف قشور لحم الخنزير مقرمشات و القرنبيط و جبن الناتشو لحم المعلبات و الأجنحة ... |
| Küçük krakerlerden mi? | Open Subtitles | ? هل هي مقرمشات |
| Sunum için peynirli krakerlerin yanında sigara böreğinin güzel olacağını düşünüyorum. | Open Subtitles | أفكر في طبق مقرمشات بالجبنة مع لفائف اللانشون على جانب الطبق للتزيين |