| Pekâla beyler, ödülümüz bu kapinin diger tarafinda.. | Open Subtitles | حسناً, يا فتية, مكافأتنا الحلوة في الجانب الآخر من الباب |
| Vaftiz, güvenli bir dönüş için tek ödülümüz olacaktır. Devam edin. | Open Subtitles | تعميدنا سيكون مكافأتنا لعودتنا سالمين |
| ödülümüz olmadan gitmiyoruz. | Open Subtitles | لن نذهب بدون مكافأتنا |
| ...yanan enkazda değersiz ödülümüzü bulabilmek için, o kıvılcımı söndürmeye mi çalışırız? | Open Subtitles | نريد أن نطفئ ذلك اللهب حتى يمكن أن نغربلهم من خلال الحطام المشتعل والحصول على مكافأتنا الزهيدة |
| Tabii, siz şu küçük ödülümüzü ayarladığınızda. | Open Subtitles | حال اهتمامك بشأن مكافأتنا الصغيرة |
| Yaz tatilimizin son gününü bu sırada bekleyerek geçirdik ve şimdi ödülümüzü istiyoruz. | Open Subtitles | لقد قضينا اليوم الأخير في العطلة {\pos(190,215)}الصيفيّة واقفين في هذا الطابور و الآن حان وقت مكافأتنا{\pos(190,215)} |
| Bizim ödülümüz kurbanımızın korkusudur. | Open Subtitles | مكافأتنا هي حماس الصيد |
| Evet, böylece ödülümüz alabiliriz. | Open Subtitles | نعم , وسنحصل على مكافأتنا |