| Şapkayı geri al! Saçları örtülmeyi haketmiyor. Saçlar açığa! | Open Subtitles | خذي منها القبعة ، تستحق أن يكون شعرها مكشوفاً |
| Kontrol subaylarına, bağlantının açığa çıkması ihtimaline karşı uyarmak için alarmı biz yerleştirmiştik. | Open Subtitles | لقد ضبطنا المنبه لتحذير موظفي قضيتنا, في حال ما أصبح الشريط مكشوفاً, |
| Yiyecekleri evin içinde bile olsa, asla açıkta bırakmayın. | Open Subtitles | لا تتركوا طعاماً مكشوفاً أبداً، لا حتى داخل البيت |
| - Sağ tarafını açıkta bıraktın, onun işini kolaylaştırdın. | Open Subtitles | و تركتَ جانبكَ اليسار مكشوفاً أنتَ يسّرتَ عليه الأمر |
| - Çok fazla oyalandın, ifşa oldun. | Open Subtitles | ـ أرجوك كنت منخرطاً لفترة طويلة. أنّك كنت مكشوفاً. |
| Ailesi onu güvende tutuyor ama bu küller onu korunmasız bırakıyor. | Open Subtitles | "تبقيه عائلته آمناً، لكنّ هذا الرماد يتركه مكشوفاً" |
| Başkan görülücek | Open Subtitles | الرئيس سيكون مكشوفاً |
| Çok görünür olucak | Open Subtitles | مكشوفاً للغاية |
| Ortalıklarda dolanıp açığa çıkmak için yalvarırken ben, bizi korumaya çalışıyorum. | Open Subtitles | بينما أنت تجرى بالخارج, و تتوسل لتجعل نفسك مكشوفاً. كُنت أبحث عن مخرج لنا. |
| açığa çıkmadın daha. Bu şekilde kalsın işte. | Open Subtitles | أنت لست مكشوفاً الآن دع الأمر على هذه الحال |
| Bir bahis oynadığında açığa çıkarsın. | Open Subtitles | اللحظة التي تضع فيها رهانك تكون مكشوفاً بوضوح |
| açığa çıkarılacağını biliyordu. | Open Subtitles | ! لقد كان يعرف بأن أمره كان مكشوفاً |
| Fena değil. Sıradaki ders, yan tarafını asla açıkta bırakma. | Open Subtitles | لا بأس، الدرس التالي لا تدعي جانبك مكشوفاً أبداً |
| Evet, ama Suvarov sonunda o podyuma çıkacak öylece açıkta kaldığında da onu koruyamayız. | Open Subtitles | باستثناء أنّ (سوفاروف) سيقف بالمنصة عاجلاً وعندما يكون مكشوفاً كذلك، لا يسعنا حمايته |
| Kendi evimde açıkta bırakmıştım. | Open Subtitles | أنا تركته مكشوفاً في منزلي؟ |
| Strauss için ayarladığım o sahte kimlikler beni ifşa etti. | Open Subtitles | صنع تلك الهويات المزيفة لـ(ستراوس) تركني مكشوفاً |
| Strauss için ayarladığım o sahte kimlikler beni ifşa etti. | Open Subtitles | صنع تلك الهويات المزيفة لـ(ستراوس) تركني مكشوفاً |
| O yüzden hızlı hareket etmek ve mümkün olduğunca ifşa olmamaya çalışmak yapılabilecek en iyi şeydir. | Open Subtitles | {\cH318BCB\3cH2A2AAB}{\pos(192,210)} فَمِن المُعتادِ، الأفضل أن تتحرّك بسرعةٍ {\cH318BCB\3cH2A2AAB}{\pos(192,210)} وتبقى مكشوفاً بأقلِ وقتٍ مُمكِن |
| - Bir insanın en korunmasız olduğu zaman tuvalette... - Delilikti bu. | Open Subtitles | أنتَ لا يمكنْ انْ تكون مكشوفاً أكثر منكَ حينما - ذلكَ جنون - |
| Efendim, Stewart'ı yarına dek korunmasız bırakamayız. | Open Subtitles | -غداً؟ سيدي، لا يمكننا ترك (ستيوارت) مكشوفاً حتى ذلك الحين؟ |
| Malekith, Aether'i Jane'den aldığında korunmasız ve zayıf olacak. | Open Subtitles | عندما يمتص (مالكيث) الـ(أثير) من (جين) سيكون مكشوفاً وضعيفاً .. |
| Başkan görülücek | Open Subtitles | الرئيس سيكون مكشوفاً |
| Çok görünür olucak | Open Subtitles | مكشوفاً للغاية |