| Tabii ki, Macy'nin geçit törenindeki ve mağazasındaki Noel Babalar aktör. | Open Subtitles | بالطبع، رجال العروض أوالمؤسسات الحكومية التي بها سانتا كلوز مجرد ممثلين |
| aktör yok, gladyatör yok, ya da benzeri şeyler yok, tamam mı? | Open Subtitles | لا ممثلين ولا مصارعين و لا أي شئ من هذه الأنواع ؟ |
| Çok küçük bir oyuncu kadrosu var. Son kurguyu sen yapabilirsin. | Open Subtitles | طاقم ممثلين سوف يكون صغير جدًا يمكنكَ الحصول على الصورة الأخيرة |
| İkinci oyuncu, önceki gruptan farklı olarak, bağışçılardır. | TED | المؤثر الثاني ، يأتي من ممثلين مختلفين هم المتبرعين |
| aktörler, aktrisler, sizlere her zaman ihtiyacımız var. | Open Subtitles | , ممثلين وممثلات . نحن نحتاج وجودكم أيضا ً |
| Hemen önümüzde, galip devletlerin temsilcileri altın renginde parlayan üniformalarıyla karşımızda bulunuyordu. | Open Subtitles | وأمامنا مباشرة كان هناك ممثلين عن القوى المنتصرة فى ثياب عسكرية مزدانة بالذهب |
| Biliyorsun, onlar aktörleri kiralayıp öğrencilerini teşhis konusunda eğitiyorlar. | Open Subtitles | فهم يستأجرون ممثلين لمساعدة الطلاب على ممارسة تشخيص الأمراض. |
| Bu olağanüstü düzenleme içinde, kostümler aktör, aktris veya canlı heykeller gibiydi. | TED | وفي هذا الترتيب الغير اعتيادي، بدت الأزياء وكأنها ممثلين وممثلات، أو شخصيات حيّة |
| Bayanlar ve baylar, en iyi film ödülünü vermek üzere iki saygın aktör geliyor, Olympia Dukakis ve James Earl Jones. | Open Subtitles | هناك ممثلين مميزين لاختيار أفضل فيلم أولمبيا دوكاكيز و جيمس أيرل جونز |
| Bu nedenle film aktör ve aktristi olmak... isteyenler hakkında... bir film yapıyoruz. | Open Subtitles | لهذا السبب سوف نقوم بالقيام بهذا الفيلم عن الأشخاص الذين يرغبون بأن يصبحوا ممثلين |
| Hayır, oyuncu olmamaları umurumda değil. Gerçekçilik istiyorum! | Open Subtitles | لا أهتم إن لم يكونوا ممثلين أريد الواقعية |
| Senin tipine uygun bir sürü oyuncu buldum. | Open Subtitles | لقيت شوية ممثلين يناسبوا النوع اللى طلبتيه |
| Bir de bunlar kendilerine profesyonel oyuncu diyorlar. | Open Subtitles | آزعاج , اونيستيرس , بالواقع إحتراف ممثلين |
| Şey, sanırım ufak hastalıklar yok, sadece ufak aktörler var. | Open Subtitles | أعتقد أن ما من أمراض صغيرة، فقط ممثلين صغار. |
| Bunların taşıyacağı tek şey büyük oyunlarda hafif aktörler. | Open Subtitles | الشىء الوحيد الذي يحمله هو ممثلين صغار من خلال مشاهد كبرى |
| 3 üniversitenin temsilcileri oradaydı. | Open Subtitles | مباشرة من الملعب. مع ممثلين من ثلاثة كليات يقفون بالجانب |
| Doktorları, avukatları, aktörleri, müzisyenleri indirdim. | Open Subtitles | لقد توليت أمر طبيب ، محامي ، ممثلين ، موسيقيين |
| Hollywood'un en saygın karakter oyuncuları da filmde rol alıyordu. | Open Subtitles | و الفيلم يحوي عدد كبير من ممثلين هوليوود المقتدرين |
| Bir haftalığına oyuncularla çalıştım. İnan bana, burası daha erişkin. | Open Subtitles | كنت أعمل مع ممثلين لأسابيع، صدقني، هذا رقي في النضوج. |
| Garaj satışlarından aldığım akordeonlar var onları buraya asacağım ve böylece Paris müziğini temsil edecekler. | Open Subtitles | وحصلت على هذه الأكورديونات من معرض أغراض سيارات قديمة وسأقوم بلصقهم هنا بالأعلى وسيكونون ممثلين لموسيقى باريس |
| Her ne yaptiysan, sendika temsilcilerini gönderecek kadar sert çikmislar. | Open Subtitles | مهماكانما فعلته, لقد استأن منه للغاية و لقد أرسلن ممثلين نقابتهن |
| Biz aktörüz! Sert numarası yapıyoruz. | Open Subtitles | كلنا ممثلين ، ندعي أننا أقوياء |
| Birkaç emektar ve çoğunluğu genç Oyuncular. | Open Subtitles | ، بضعة محاربين لكن في الغالب ممثلين صغار |
| Ünlü yazarlarla aynı soyada sahip aktörlerin okumalarını yolluyorlar sana. | Open Subtitles | يرسلون لك أعمال لمؤلفين مشهورين يؤديها ممثلين يحملون نفس أسم العائلة. |
| O film gerçek Aktörlerle, bir senaryoyla gerçek bir sette çekildi. | Open Subtitles | ذلك كان مصور مع ممثلين حقيقيين, في مواقع التصوير ,مع نصوص. |
| O salonda oturup, oyuncuların rol yapmasını ve konuşmalarını izleyebileceğimi sanmıyorum. | Open Subtitles | أنا لا أعتقد أنني أستطيع الجلوس في مسرح واشاهد ممثلين يتظاهروا ويتحدثوا |