| Bu tamamen mümkün. Hadi yapalım. | TED | وهذا كله أمرٌ ممكن حدوثه .. وعلينا القيام به |
| ...pek çok şeyin, belki de her şeyin, mümkün olabileceği bir dünyada yaşıyoruz. | Open Subtitles | نحن نعمل بالمجال حيث كثير , ربما كل شيء , ممكن حدوثه |
| Bunun ters gitmesi pek mümkün değil! | TED | ولن يكون هناك أيّ خطأ ممكن حدوثه حينها! |
| Bu ülkelerdeki çocuk ölüm oranlarını düşürmek ve hep birlikte yaşamak istediğimiz bu köşedeki yere çekmek tamamen mümkün. | TED | انه امرٌ ممكن حدوثه ان نخفض معدل وفيات الاطفال وان ندفع الدول الى المربع هذا في هذه الزاوية حيث نريد ان نعيش جميعاً معاً هنا |
| Bak, işler biraz karışık ve akla dahi gelmeyecek şeyler burada mümkün. | Open Subtitles | أيّ شيء تفكّر فيه ممكن حدوثه هنا |
| Her şey mümkün değildir. | Open Subtitles | ليس كل شيء ممكن حدوثه |
| Bu mümkün değil. | Open Subtitles | هذا غير ممكن حدوثه |
| Bu garip etki mümkün. | Open Subtitles | هذا التأثير الغريب ممكن حدوثه |