| Şimdi, bu iki kızılderili... 100 tane tüfeği nereden buldu, ha? | Open Subtitles | ..الآن , كيف لإثنين من الهنود إيجاد 100 بندقية , هاه؟ |
| "Fotoğraf makinesinin, ruhunu çalacağına inanan bir kızılderili değilsin ki." | Open Subtitles | أنت لست من الهنود الذين يعتقدون أن الكاميرا ستسرق روحك |
| Birkaç yerli ortaya çıktı, Chivington korktu ve ateş etmeye başladı. | Open Subtitles | اثنان من الهنود اقبلا علينا ماشيا تشيفينجتون خاف، بدأ بإطلاق النار |
| Matsés denilen bir grup izole yaşayan yerli tarafından kurtarıldı. | TED | وانقاذه وقتها مجموعة من الهنود المنعزلة يعرفون بالماتسيس. |
| Dubai'de çalışan bir çok Hintli var. | TED | وهناك الكثير من الهنود الذين يعملون في دبي. |
| Kızılderililerden satın aldığın çalıntı postların birazını geri verebilirsin belki. | Open Subtitles | ربّما يمكنك إرجاع بعض الجلود المسروقة التي إشتريتها من الهنود |
| Bir zamanlar bir kızla beraberdim ama bir kızılderili değildi. | Open Subtitles | كنتُ مع امرأة من قبل لم تكن من الهنود الحمر |
| Barışçıl bir kızılderili köyünü bastın. | Open Subtitles | . لقد سحقت قريه بأكملها من الهنود المسالمين |
| Geçen gece kendini kızılderili gibi boyadı. | Open Subtitles | الليلة الماضيةلطخ نفسه بالزيت كأنه من الهنود |
| O adamlar kızılderili değilse davulları çalan kimdi? | Open Subtitles | اذا كانوا اللصوص ليسوا من الهنود فمن كان يدق تلك الطبول ؟ |
| Etrafın benim komutam altındaki cesur kızılderili savaşçıları tarafından sarıldı tüm öfkeleriyle Mahşerin dört Atlısı gibi üzerinize çullanacaklar. | Open Subtitles | انكم محاطون بجيش من الهنود الشجعان والذين بأمر مني سينزلون عليكم غضب اربع خيالة من الوحي |
| Anne babam kızılderili olsaydı şimdi ben de kızılderili'ydim. | Open Subtitles | لو كان أبواي من الهنود الحمر سأكون هندياً أحمر |
| Dört bir yanımız yerli kaynıyor sen balık tumaya mı gidiyorsun? | Open Subtitles | البلد كله يتوارى من الهنود وأنت ذاهب لصيد السمك؟ |
| Russ Jenkins, Davy Crocked'den fazla yerli öldürdüğünü söylüyor. | Open Subtitles | يقول روس جنكينز أنك قتلت من الهنود أكثر من ديفي كروكيت |
| Ama bu silahları yerli düşmanları öldürmek için asla kullanmayacağız... ya da beyaz adamları. | Open Subtitles | ولكن سوف لن نستعمل سلاحنا بعد الآن كي نقتل اعداءنا من الهنود او اعداءنا من البيض |
| Geçen yaz bir yerli getirdi elbiseyi. | Open Subtitles | واحدة من الهنود أحضرت الرداء في الصيف الماضي |
| Bu durumda "kısasından uzununa" askerlerin üçte ikisini oluşturan Hintli birliklerdi. | Open Subtitles | القوات التى وقع عليها عبء التدريب كان ثلثيها من الهنود |
| Bir gurkha albayının, aynen Arbuthnot albayı gibi Hintli emir erleri olabilir. | Open Subtitles | فقط الضباط فى الجيش الهندى مثل الكولونيل أربوثنوت لديهم جنود مراسله من الهنود |
| Bir küçük... iki küçük, üç küçük Hintli. | Open Subtitles | واحد صغير, إثنان صغار,ثلاثة صغار من الهنود |
| Kızılderililerden satın aldığın çalıntı postların birazını geri verebilirsin belki. | Open Subtitles | ربما يمكنك أن تعيد بعض من الفراء .المسروق الذي أشتريته من الهنود |
| Manhattan'ı Kızılderililerden kim satın almıştır? | Open Subtitles | حسنٌ سيد مهمّ، من هو الشخص الذي قام بشراء جزيرة مانهاتن من الهنود ؟ |
| Topraklarımızı genişletmek, ...sınırlarımızı Kızılderililerden ve onların Fransız müttefiklerinden korumak için, yaptığımız savaş pahalıya mal oldu. | Open Subtitles | لقد حاربنا لأجل توسيع أراضينا وحماية حدودنا من الهنود وحلفائهم الفرنسيون، وقد كلفنا الكثير |