| Tarama sürecinin bir parçası olarak mitokondriyal DNA örneği verilmesi gerekiyor | Open Subtitles | كجزء من عملية الفحص، كان علينا أن نعطي عينة حمض نووي. |
| Açıkçası, insanları bu işe sokan şey, insanların merakı ve bilimsel keşif sürecinin bir parçası olma istekleri. | TED | لذا من الواضح أن ذلك يغذي فضول الناس ورغبتهم في أن يصبحوا جزءًا من عملية الاكتشاف العلمي. |
| Sen sadece bir operasyondan diğerine geçiyordun değil mi? | Open Subtitles | أنت تتحرك فقط من عملية خاصة لأخرى ، أليس كذلك ؟ |
| Bir gazete şöyle demişti: "Bu normal bir sürecin parçası" | TED | وفي الصحيفة قيل أن "كل ذلك جزء من عملية طبيعية." |
| Masum sivillerin öldürüldüğü bir operasyonun parçası olmayacağım. | Open Subtitles | أرفض أن أكون جزئاً من عملية تقتل مواطنين أبرياء |
| Devlet sponsorluğunda devam eden gizli FBI operasyonunda görev alan ajan Fong, operasyon dahilinde geldiği Merkez İstasyonu'na ulaşmasından kısa bir süre sonra kaçırılarak öldürülmüştür. | Open Subtitles | فونغ، الذي كان يعمل بصفة متخفية كجزء من عملية خداع مصرح لها من المكتب اُختطف وقُتل بعد وقت قصير من وصوله في محطة يونيون |
| Özellikle de anne ve babasının operasyonunun bir parçası ise. | Open Subtitles | كيرلي قد تكون في خطر, خصوصاً لو كانت جزء من عملية أبويها. |
| Bu görüntü, Desmond Tutu'ya Nobel kazandıran Güney Afrika'daki "Gerçek ve Uzlaşma" sürecine ait bir sahne. | TED | هذا مشهد أو مقتطف من عملية الحقيقة والمصالحة في جنوب أفريقيا التي فاز عبرها ديسموند توتو بجائزة نوبل. |
| Sizlere kederle birlikte ilerleme sürecinin bir kısmını paylaşmaya geldim. | TED | وأنا هنا لأشارككم جانباً من عملية المُضي قُدماً خلال وأثناء الحزن. |
| Ve kadınlar, erkekler, köyden herkes bu inşaat sürecinin bir parçasıydı. | TED | والنساء, والرجال الجميع من القرية كانوا جزء من عملية البناء |
| Bunun nasıl oluştuğunu bilmiyoruz, ama kendi güneş sistemindeki ortaya çıkış sürecinin bir parçası olabilir. | TED | إذن لا نعرف كيف تَشكّل هذا، لكن ربما يكون ذلك جزء من عملية تكوينه في نظامه الشمسي الأصلي. |
| Bu şu demek, biz gerçekten orada cemiyetle beraber yaşayıp çalışıyoruz, ve onlar tasarım sürecinin bir parçası. | TED | وهذا يعني أننا نعيش ونعمل مع المجتمع، وأنهم جزء من عملية التصميم. |
| Hastalar genellikle tanı sürecinin bir parçası olamıyor. | Open Subtitles | المرضي عادة ليسوا جزءاً من عملية التشخيص |
| Ve bence sen tüm bu ayakkabı sürecinin bir parçası olabilirsin. | Open Subtitles | و الأهم من ذلك أعتقد بأنكِ تستطيعين بأن تكوني جزئاً من عملية الحذاء بأكمله |
| Sonra bir gün annesi bir operasyondan döndüğünde odasından ışık geldiğini görmüş. | Open Subtitles | ثم في أحد الأيام، عادت أمّه من عملية إلى المنزل عند الساعة الرابعة صباحاً. ورأت ضوء ينبعث من غرفته. |
| Bilmiyoruz. "Gri Kurt" diye bir operasyondan bahsedildiğini tesadüfen duydum. | Open Subtitles | لا نعرف. لقد سمع ذكر من عملية الذئب الرمادي. |
| Arthur başka bir operasyondan paranın yönlendirilme ihtimalinden bahsetti. | Open Subtitles | ذكر " آرثر " احتمالية انسلال ذلك المال من عملية أخرى |
| Her neyse, bu çok uzun bir sürecin sadece ilk adımı. | Open Subtitles | بأي حال، إنها الخطوة الأولى من عملية طويلة للغاية. |
| Bu çok uzun bir sürecin ilk basamağı. | Open Subtitles | إنها الخطوة الأولى من عملية طويلة للغاية. |
| 2010'da Herat dışında kötü giden bir operasyonun parçasıydın. | Open Subtitles | كنـُـت جزءاً من عملية لم تنتهي بصورة جيدة خارج هيرات عام 2010 |
| Ramon Salazar'ın hapisten kaçırılmasına kadar olan olaylar özenle hazırlanmış ince bir operasyonun parçalarıydı. | Open Subtitles | كان جزءاً من عملية مخادعة متقنة |
| - Nasıl emin olabiliyorsun? Çünkü operasyonda yer aldı. Saddam Hüseyin'i yok etme operasyonunda benim yanımdaydı. | Open Subtitles | لأنه كان جزئاً من عملية زعزعة صدام حسين معي.. |
| Bu çok ilginç, çünkü adamlarınız öldürüldüğü gün Bay Boorman Dust Devil operasyonunun bir parçası olarak bu çocuğu alıkoymaları emrini vermiş. | Open Subtitles | هذا مفاجئ. لأنه يوم مقتل رجالك، أمر السيد (بورمان) رجالك بالقبض على هذا الصبي كجزء من عملية "الضباب الضاري". |
| Jürilerin kanıt toplama sürecine inanması lazım. | Open Subtitles | اسمع، هيئة المحلفين بحاجة لتكون واثقة من عملية فحص الأدلة |