| Dostum, bir gecede, bir çok adamın hayatı boyunca sevişemeyeceği kadar çok kadınla sevişiyorum. | Open Subtitles | صديقي, أنا أضاجع العديد من النساء في ليلة واحدة, أكثر من معظم الرجال إدارة في العمر |
| Ne düşündüğünü bir bilsem. bir çok kişiden daha iyi veririm. | Open Subtitles | نيكل مقابل مايجول بخاطرك إنّني أدفع أفضل من معظم النّاس |
| Bu pek çok olimpik atletinkinden düşük. | TED | الذي هو أقل من معظم اللاعبين الأولمبيين |
| O birçok erkekten daha karmaşıktır. | Open Subtitles | إنه أكثر تعقيداً من معظم الرجال. |
| Bacaklarımı kullanamama rağmen çoğu insanın yapabileceğinden fazlasını başardım. | Open Subtitles | لقد أنجزت أكثر من معظم الرّجال وبدون استخدام أقدامي |
| çoğu kişiden daha şanslıyımdır. Ama bazıları kadar değil. | Open Subtitles | أنا محظوظة أكثر من معظم الناس و لكن لستُ بمثل حظ البعض |
| Duyguları çoğu insandan daha iyi fark edebilen kaliteli bir bilgisayar programı. | Open Subtitles | برنامج كمبيوتر الممجد الذي يمكن الكشف عن العواطف أفضل من معظم الناس. |
| Lütfen, bu köpek bir çok insandan daha akıllı. | Open Subtitles | من فضلك، هذا الكلب أذكى من معظم الناس |
| Görüntü bir çok polisin koca günde yakalayamadığını kahvaltıdan önce yakalıyor. | Open Subtitles | فـ(الوهج) يقبض على أشرار قبل الفطور أكثر من معظم رجال الشرطة في النهار |
| Gereksiz bir bilgi: İnsan vücudu, kanının bir çok kısmını kaybettiğinde çalışmayı durdurur. | Open Subtitles | {\pos(195,225)} معلومة صغيرة، عندما يفرغ جسم الإنسان من معظم دمه، أحيانـًا يتوقف عن العمل |
| bir çok erkekten daha cesurdur. | Open Subtitles | انه أكثر شجاعة من معظم الرجال |
| İki kaybeden kişi bir çift olduklarında pek çok şeyi geri kazanabilirler. | Open Subtitles | في حين أن الزوجان المتعاضدان معاً يمكنهما النجاة من معظم تقلبات الحياة و إن كانا فاشلان |
| pek çok insandan daha dürüst, öfkende bile. | Open Subtitles | أنت أكثر صدقاً من معظم الناس حتى في غضبك |
| O birçok Münih'liden daha akıllı. | Open Subtitles | أذكى بكثير من معظم الناس |
| O birçok insandan daha akıllı. | Open Subtitles | أذكى بكثير من معظم الناس |
| İşte, bu oda çoğu insanın evinden bile büyük. | Open Subtitles | الآن ، هذه الغرفة أكبر من معظم بيوت الناس |
| çoğu insanın sahip olamayacağı bir arkadaşlıktır bu. | Open Subtitles | أنت صديق أفضل من معظم الأشخاص الذي إمتلكتهم يوماً. أتعلم شيئاً؟ |
| Ama teselli olacaksa, sana çoğu kişiden fazla güveniyorum. | Open Subtitles | ولكن إذا كان أي عزاء، أنا أثق بك أكثر من معظم. أرامل والأيتام. |
| çoğu kişiden daha iyi durumda olmamızın bir sebebi var. | Open Subtitles | هناك سبب أننا في أفضل من معظم الناس في هذه البلدة. |
| Göremiyor ama yine de çoğu insandan daha çok görüyor. | Open Subtitles | لايمكنه الرؤية، لكنّه مع ذلك يستطيع الرؤية أفضل من معظم الأشخاص. |
| çoğu insandan daha basit bir hayat sürüyorsun. | Open Subtitles | حسنا ، انت فعلا تعيش حياة ابسط كثيراً من معظم الناس |