| Ve bir yerden çıkarken o anda, geriye dönüp çoğunlukla ceplerinizi yokluyorsunuz. | TED | وهي اللحظة التي تخرج فيها من مكان ما وتستدير وتربت جيوب البنطال. |
| Biliyor musun, sanırım kız bu... ve onu bir yerden tanıyorum. | Open Subtitles | تعرف، أعتقد ان هذة هى البنت وأنا أعرفها من مكان ما |
| bir yerden geldin ama bir başka yerde olmak istedin. | Open Subtitles | أنت أتيت من مكان ما وأردت أن تكون بمكان آخر |
| Biraz uğraşıp, sana bir yerlerden birkaç yeni tel bulabilirim. | Open Subtitles | بإمكاني محاولة الحصول علي بعض الخيوط الجديدة من مكان ما. |
| Bu cinsel dürtü bir yerlerden gelmeli ve tüm olay seks de değil. | Open Subtitles | يجب أن تأتي الغرائز الجنسية من مكان ما وهي ليست فقط بشأن الجنس |
| Samantha için vekili Ortabatı'dan bir yerden geliyordu, ona ses hediyesini veren bir yabancı. | TED | في حالة سامانثا، جاءت بديلتها من مكان ما في وسط الغرب، شخص غريب قدم لها هدية الصوت. |
| Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere. | TED | لقد أتينا من مكان ما ونسافر على أمل كل الأوقات، نذهب بإتجاه أماكن جديدة. |
| Ve itiraf ediyorum ki çok akıllıca bir başlangıç değildi, ama, bilirsiniz, bir yerden başlamanız gerekir. | TED | واعترف بأنها لم تكن أذكى بداية، لكن، كما تعلمون، يجب أن تبدؤا من مكان ما. |
| bir yerden gelen bir güç hareket ettirir onları. Bu güce psikokinesis diyoruz. | Open Subtitles | لكنهم يتحركوا من قبل قوة من مكان ما الذي ندعو السيكوكينيس |
| Bu hemen hemen kesin. Yasak bölgede bir yerden geliyor. | Open Subtitles | و لكن الأمر المؤكد ، أنه قدم من مكان ما من المنطقة المحظورة |
| Anneme bir yerden bir kartpostal göndersem. | Open Subtitles | أعتقد انني سأرسل الى امي بطاقة بريدية من مكان ما |
| Şu kadını bir yerden gözüm ısırıyor ama nereden, hiç çıkartamadım. | Open Subtitles | أنا أعرف هذه المرأة من مكان ما و لكنى لا أستطع أن أتذكر أين رأيتها |
| Şov dünyası böyle, yavrucum. bir yerden başlamak gerek. | Open Subtitles | هذا مجال الأعمال عزيزتي، عليكِ البدء من مكان ما |
| Belki de New York'a yeni taşındın. Dost canlısı insanların olduğu bir yerden. | Open Subtitles | لربما انتقلت الى نيويورك من مكان ما مكان محبب |
| Kansas'taki bir yerden ödemeli aradı. | Open Subtitles | لقد إتصلت بمكالمة مدفوعة من مكان ما في كنساس |
| Pek fazla birikmiş parası yoktu ama bir yerlerden para gelmeye devam ediyordu. | Open Subtitles | لم يكن لديه مدخرات وفيرة، لكن كان هنالك مال يأتي من مكان ما |
| Bu 1999 yılında bir yerlerden ele geçirilmiş bir belge. | TED | و الآن هذه وثيقة تم تهريبها من مكان ما سنه 1999. |
| İnsanların para için fıkra uydurduklarını hiç düşünmezdim ama bir yerlerden çıkıyor olmalılar. | Open Subtitles | لم أتصور أبدأ أن يكتب ، أُناس النُكت مقابل المال لكني أعتقد أنهم يحصلون عليها من مكان ما |
| Bilmiyorum, Teğmen. Karanlıkta arkamdan bir yerlerden geldi. | Open Subtitles | لا أعرف أيها الملازم لقد أتت من مكان ما خلفي في الظلام |
| Daha gençtim, sinemadan ya da bir yerlerden dönüyordum. | Open Subtitles | أنا أتذكر مرة عندما كنت شاباً وكنت عائدا من مكان ما |
| Yani hepimizin ailesinde geçmişimizde bir yerlerde bu genç insan var. | TED | ولهذا السبب، يوجد في جميع عائلاتنا، هذا الشاب من مكان ما في مرجعيتنا. |
| Her bir kum tanesi bir yere geliyor ve bir yere gidiyor. | TED | كل حبة رمل قادمة من مكان ما وذاهبة إلى مكان ما. |
| Harikulade Yappi cesedi Bir yerde atılmış bulacağımızı söyledi. | Open Subtitles | قال يابي الهائل الأول جسم الضحيّة تخلّص من مكان ما. |