| Bir ölçek konyağın içine üç tane sakinleştirici atıyorsun. | Open Subtitles | مباشرة قبل النوم ، ضع 3 مهدئات فى البراندى |
| Gizlice giriş, sakinleştirici, koli bantı, | Open Subtitles | كيف أخضعها في ذلك الوقت دخول خفي , مهدئات شريط لاصق |
| Bunun mümkün olduğu kadar çabuk olmasını istiyorum. Yatıştırıcı yok. | Open Subtitles | انا اريد ذلك ان يكون اسرع ما يمكن لا تعطيه مهدئات |
| Uyarıcı, Yatıştırıcı ne istersen var. | Open Subtitles | عندي منشطات، وعندي مهدئات. لدي كل ما ترغب به |
| ağrı kesicimiz yok. | Open Subtitles | ،لا يوجد لدينا مهدئات قوية لأننا لا نشتري مثل هذه الأشياء |
| Birçok Valeron,Valium gibi şeyler lazım | Open Subtitles | كل ما تحتاجه مهدئات مثل الفاليرون والفاليوم وما شابههم |
| Sana verdiğim haplar plaseboydu, Harry. | Open Subtitles | الحبوب التي اعطيتك اياها كانت مهدئات يا هاري |
| Sakinleştiri silahım var. | Open Subtitles | لدينا بندقية مهدئات. |
| Kokain, eroin, amfetamin, depresan, coşturucu, kafa yapıcı, at sakinleştiricisi, inek paralizörü, cinsel gücü artırıcı, yeşil ezikler, sarı denizaltılar, LSD Mach 3, ve az miktarda insan sidiği mi? | Open Subtitles | "كوكايين ، هيروين ، منبهات ، مهدئات، مهدئات الجياد ، أدوية لشلل الأبقار ، منشطات محفزات وآثار واضحة لبول إنسان |
| Derin kuyulardan geliyormuş, ...ve içinde birtakım kimyasal Sakinleştiriciler bulunuyor. | Open Subtitles | جايه من اعماق كبيره, و فيها مهدئات كميائيه... |
| Çayına biraz sakinleştirici atmak zorunda kaldım ve ne zaman olduğunu söylemeyi unuttum. | Open Subtitles | قمت بدس بضع مهدئات في شايك ليلة البارحة و نسيت ان اقول لك متى |
| - Zehir dolu bir tür hayvan sakinleştirici kullandın mı? | Open Subtitles | هل بحوزتك أيّ من مهدئات أعصاب للحيوانات ؟ |
| Eğer yardımı olacaksa hafif bir sakinleştirici verebilirim. | Open Subtitles | يسعدني أن أعرض عليك مهدئات ذائبة إن كان هذا يخدم |
| Çok düşük. sakinleştirici veremeyiz. | Open Subtitles | حسنا,هذا منخفض جدا,لا يمكننا اعطائه مهدئات |
| Çarptığı adamın öldüğünü duyunca sakinleştirici verdiler. | Open Subtitles | اضطروا لإعطائها مهدئات بعدما علمتْ أن الرجل الذي صدمَته توفّي. |
| sakinleştirici aldığımı öğrendiği zaman Teddy çok kızmıştı. | Open Subtitles | لقد استشاط كيدى غضبا عندما علم_BAR_ انني تناولت مهدئات |
| Yatıştırıcı vermeden dinleyin isterseniz. | Open Subtitles | ربما تودون الاستماع إليها قبل أن نعطيها مهدئات. |
| Yavaşlatabiliriz ama. Yatıştırıcı, uyku hapı ara. | Open Subtitles | هذا إن تمكنا من إبطائه ابحث عن مهدئات وأقراص منومة. |
| Karım hamile, nasıl Yatıştırıcı verilsin! | Open Subtitles | لا يمكن أن تتناول مهدئات إنّها حبلى |
| Her teklif ettiklerinde ağrı kesici almışsın. | Open Subtitles | انت تأخذ مهدئات الألم كل يوم منذ نصحوك بها |
| Bunlar Kendimi beğenmişliğimden, düşük kan şekerimden ve kırmızı şarabı köpeğimin ağrı kesicileriyle karıştırmaktan kaynaklanıyor. | Open Subtitles | إنه تكوين من الأحترام القليل للذات و نسبة قليلة من سكر الدم و خلط النبيذ الأحمر مع مهدئات كلبي |
| Bana acıyıp bir Valium verdikten sonra... eve gönderdi. | Open Subtitles | كان يشفق علي وأعطاني مهدئات وأمرني أن ألزم البيت |
| Haplar diyorum, plaseboydu. | Open Subtitles | الحبوب , كانت مهدئات |
| Sakinleştiri değil, onun gibi birşey mi? | Open Subtitles | لا يوجد مهدئات أو أشياء كهذا |
| Domuz sakinleştiricisi değilse ben de bir şey bilmiyorum. | Open Subtitles | لكن أقسم لك بأنها مهدئات للخنازير |
| Uyku hapları, Sakinleştiriciler, kas gevşeticiler ve benzodiazepinler. | Open Subtitles | أقراص نوم مهدئات مهدئة عضلات ومهدئ الـ " بنزو ديازبيم " |
| Komşularımızdan biri onu, kedisinin sakinleştiricilerini çalmakla suçladı. | Open Subtitles | إحدى جاراتنـا أتت للمنزل و اتهمتهـا بسرقة مهدئات قطهـا |