| Bilirsin işte, destekleyici şekilde böylece iyi ve muteber bir vatandaş olarak büyür. | Open Subtitles | حتى يمكننه أن يكبر حتى يكون لطيفًا, مواطنٌ صلبْ. |
| Belki sıradan bir vatandaş olarak gitti. | Open Subtitles | .. ربما كان يحاول أن يكون مواطنٌ صالح |
| Neresinden bakarsan bak adam dürüst bir vatandaş. | Open Subtitles | وبكلِ المقاييس, فإنَّهُ مواطنٌ شريف |
| Ama bir Baltimore vatandaşı olarak işte burdayım ve ben, köşe yazarı olarak saygınlığım kadar, vatandaşlığıma da önem veririm. | Open Subtitles | لكن ها أنا ذا مواطنٌ بالتيموري آخذُ مواطنتي و إعتمادي ككاتب أعمدة على نفس القدر من الجدّية |
| Birşey yapmalıyız, Kardeşim masum, O bir amerikan vatandaşı | Open Subtitles | علينا فعل شيء ما ، أخي بريء إنه مواطنٌ أمريكي |
| Ben Amerikan vatandaşıyım. | Open Subtitles | أنا مواطنٌ أمريكي |
| Ben Liberya vatandaşıyım. | Open Subtitles | انا مواطنٌ ليبيري |
| Buradaki herkesin yasalara bağlı bir vatandaş olduğumu bilmesini istiyorum. | Open Subtitles | أريد الجميع هنا أن يعلم أني... مواطنٌ ملتزم بالقانون |
| 400 yıldan daha uzun bir süre önce, yüce bir vatandaş 5 Kasım'ı sonsuza dek belleğimize kazımak istedi. | Open Subtitles | {\cH9CFFFE} منذ أكثر من 400 عام، مواطنٌ عظيم وَدَّ أن يدفن الخامس من (نوفمبر) للأبد بين ذكرياتنا. |
| Vonakov Moskova doğumlu. Rusya vatandaşı. Rusya Konsolosluğu'nda saklanıyor. | Open Subtitles | "إذن (فوناكوف) ولدَ في "موسكو إنهُ مواطنٌ روسي إنهُ يختبئ في القنصلية الروسية |