| müziğim insanlara bir şeyler hissettiriyor, onlar da beni hissetmek istiyorlar. | Open Subtitles | فان موسيقاى تمس حياتهم ومن ثم يريدون هم لمسي |
| Bu benim müziğim. Gerçek müzik sadece Karajan'ın kafasında. | TED | "انها موسيقاى. الموسيقى الحقيقية برأس "كارايان |
| Neden onun ve müziğim arasınada bir seçim yapmalıydım? | Open Subtitles | لماذا جعلنى اختار ما بينه و بين موسيقاى |
| Dünya'yı dolaşıp, müziğimi yapacağım. | Open Subtitles | أجل، سأذهب فى جولة حول العالم من أجل موسيقاى |
| Bayıldım. Kendi müziğimi yüksek sesle asla dinleyemem. | Open Subtitles | انى احبه كثيرا,لا يتسنى لى قط الاستماع الى موسيقاى بصوت مرتفع |
| İnsanlar müziğimi kolayca kabullendiler. | Open Subtitles | لقد تقبل الناس موسيقاى بسرعة |
| müziğim olmadan yaşayamam. | Open Subtitles | أنا لا أستطيع العيش بدون موسيقاى |
| Sanırım benim müziğim. | Open Subtitles | أعتقد انها موسيقاى |
| Benim müziğim. Benim sanatım. | Open Subtitles | ، هذه موسيقاى ،و هذه لوحاتى |