Ve dışarı çıktık, uzun bir süre sessizce yürüdük, el ele tutuşarak. | Open Subtitles | ونحن ذَهبنَا خارج، ونحن فقط مَشينَا لوقت طويل في الصمتِ، تَشَابُك بالأيادي. |
Konuşmakla kalmadı, birlikte yürüdük. | Open Subtitles | لَيسَ فقط تَكلّمتْ معني، مَشينَا سوية. مُتباطَأ. |
Arabaya doğru yürüdük, ama Amy... | Open Subtitles | حَسناً، مَشينَا إلى السيارةِ ...لكن أيمي |
O pazar gününü hatırlıyor musun Sadece yürümüştük,yürümüştük,yürümüştük? | Open Subtitles | تَتذكّرُ ذلك الأحدِ نحن فقط مَشينَا ومَشينَا ومَشينَا؟ |
Son gecemizde, yaz yağmuru altında birlikte yürümüştük ve ben burnunuzdaki yağmur damlasını öpüp her zaman birlikte olacağımıza söz vermiştim. | Open Subtitles | نا المساء الماضي سوية، مَشينَا خلال a عاصفة صيفية وأنا قبّلتُ قطراتَ المطر مِنْ أنفِكَ ووَعدَ بأنّنا دائماً سَنَكُونُ سوية. |