| Ve süreç içerisinde, bunların hiçbirisi verimli olmaz, çünkü, Afrika'nın temel problemlerinin sonuçlarını tedavi edersiniz, sebeplerini değil. | TED | وهذه العملية حقيقة لا شئ فيها مُثمر ﻷنك تعالج الأعراض، وليس الأسباب المشاكل أفريقيا الأساسية. |
| Bugün şimdiye kadar çok verimli geçti. | Open Subtitles | لقد حظينا بيوم مُثمر للغاية اليوم |
| verimli miydi? | Open Subtitles | هل هو يومً مُثمر ؟ |
| Çok daha verimli olduğunu kanıtladı. | Open Subtitles | أثبت أنه مُثمر أكثر |
| Çok verimli bir sabah geçirdik. | Open Subtitles | كان لدينا صباحُ مُثمر |
| Güzel. Gerçekten de çok verimli bir sohbet oldu. | Open Subtitles | -حسناً يا أبي، يا له من حديث مُثمر . |