| Eğer bu benim hastalarımdan biri olsaydı sıkıcı yetişmiş yetenekli bir çocuk olduğunu söylerdim. | Open Subtitles | لو كان هذا أحد مرضايّ، لقلتُ أنه طفل موهوب وُلد مُضجراً |
| Bundan sonrası biraz sıkıcı gelebilir. | Open Subtitles | بدأ يُصبح المكان هنا مُضجراً بعض الشيء. |
| - Sansürleyin beni. Ama her şey çok sıkıcı. - Jackie. | Open Subtitles | -يمكنك إعتقالي، لكن أصبح الأمر مُضجراً . |
| Seninle ilgili bir şey diyeceğim Matt Murdock. Bir çok kötü özelliğin var ama sıkıcı olmak onlardan biri değil. | Open Subtitles | سأقول هذا عنك يا (مات موردوك) أنت أمور سيئة كثيرة، لكنك لست مُضجراً |
| - Amy seni can sıkıcı buluyor. | Open Subtitles | آيمي) تجدك مُضجراً) |
| Nah. sıkıcı oldu. | Open Subtitles | -كان مُضجراً . |