| - Sakin ol. Annemle konuşacağım. Beni kandırmak zorunda değilsin. | Open Subtitles | حسنٌ، سأرافقكِ للتحدّث مع أمي ولستِ مُضطرّة لخداعي مُجدداً، حسنٌ؟ |
| Bana yalan söylemek zorunda hissetmeni asla istemem. | Open Subtitles | لا أريدكِ أن تشعري أنّكِ مُضطرّة للكذب عليّ. |
| Yani gelmek zorunda değil miyim demek oluyor? | Open Subtitles | إذاً، أهذا يعني أنّي لستُ مُضطرّة للذهاب؟ |
| Rahibe olmamam veya yirmi bir yapmama gerek yok. | Open Subtitles | لستُ مُضطرّة لأكون عازبة، أو أن أجتاز مطارحي الغرام رقم 20. |
| Asıl niyetini gizlemene gerek yok biliyorsun Sarışın bomba. | Open Subtitles | أوَتعلمين، لستِ مُضطرّة لإخفاء دوافعكِ الحقيقيّة أيَّتها الشقراء اللعوب. |
| Şakalarına gülmek zorunda değilim çünkü artık patronum değilsin. | Open Subtitles | لم أعُد مُضطرّة للضحكِ على نكاتكَ لأنّكَ لم تعُد رئيسي. |
| Tutuklamak zorunda kalacak mısın? | Open Subtitles | هل زلّ أيّ شخص؟ أأنتِ مُضطرّة للقيام بأيّ إعتقالات؟ |
| Bana çok yardımcı olursun ama yapmak istemediğin hiçbir şeyi yapmak zorunda değilsin. | Open Subtitles | سوف تُساعدينني حقًّا، ولستِ مُضطرّة لفعل أيّ شيء لا تُريدين فعله. |
| Yapmak zorunda değilsin bunu biliyorsun, değil mi? | Open Subtitles | تعلمين أنّكِ لستِ مُضطرّة لذلك، صحيح؟ |
| Lucy hatalarından ders çıkarmak zorunda kalmazdı. | Open Subtitles | لمْ تكن (لوسي) مُضطرّة للتعلّم من الأخطاء. |
| Bana 'Efendim' demek zorunda değilsin. | Open Subtitles | لستِ مُضطرّة لدعوتي بـ"سيّدي". |
| Bana 'Efendim' demek zorunda değilsin. | Open Subtitles | لستِ مُضطرّة لدعوتي بـ"سيّدي". |
| Artik evlenmek zorunda degilim! | Open Subtitles | لستُ مُضطرّة للزواج الآن! |
| - Bak, zorunda değilsin. | Open Subtitles | -اسمعي، لستِ مُضطرّة لفعل ذلك . |
| Bunu yapmak zorunda değilsin. | Open Subtitles | -لستِ مُضطرّة لفعل ذلك . |
| Hayır gerek kalmadı çünkü sen babamı gelmekten vazgeçireceksin. | Open Subtitles | كلّا، ولستُ مُضطرّة لذلك، لأنّكِ ستشطبين والدي من قائمة المدعوين. -أنا؟ |
| Eğer baban yüzündense böyle yapmana gerek yok. | Open Subtitles | لو تمنّعكِ بسبب والدكِ فلستِ مُضطرّة لـ |
| Gitmesine gerek yoktu. | Open Subtitles | لمْ تكن مُضطرّة للذهاب. |
| Gitmem gerek. | Open Subtitles | -إنّي مُضطرّة لذلك . |
| Mikasa? Senin katılmana gerek yok! | Open Subtitles | (ميكاسا )، أنتِ لستِ مُضطرّة لـ ... |