| Bu kitapta okuduğuma göre, eğer bir çocuk su resmi çiziyorsa maceracı ruhlu ve açık fikirli demekmiş. | Open Subtitles | أنا أقرأ في هذا الكتاب عندما يرسم الطفل بالماء, فهذا يعني أنه مُغامر واسع الأُفُق |
| Adı Chase Diggins ve Avustralyalı bir maceracı aynı zamanda da büyük bir avcı. | Open Subtitles | اسمه هُو (تشيس ديجينز)، وهُو مُغامر أسترالي، وصيّاد للحيوانات الكبيرة. |
| Hiç bilmezdim böyle maceracı olduğunu. | Open Subtitles | لم أدري قطّ أنّه... مُغامر... . |
| Oh, afedersiniz. Tom Baxter. maceraperest ve kaşifim. | Open Subtitles | أنا أسف بشدة (توم باكستر)، مستكشف، مُغامر |
| Şair Chicago Baxter'ın maceraperest kaşifi Tom Baxter'ım. | Open Subtitles | أَنا (توم باكستر)، شاعر، مُغامر من "شيكاغو باكستر" |
| Adam uluslar arası bir maceraperest. | Open Subtitles | هذا الرجل مُغامر عالميّ. |
| Charles Dickens yalnızca biraz fırsatçı, biraz maceraperest değil. | Open Subtitles | (تشارلز ديكنز)... ليس مجرّد انتهازي أو مُغامر. |